Noel tatilini beraber geçirmek üzere bir araya gelen iki aile, bol çocuklu, gürültülü ve neşeli bir kalabalık oluşturur. Karlarla kaplı villalarında geçirecekleri birkaç gün, çocukların teker teker hastalık belirtileri göstermeleriyle sevimsiz bir hal almaya başlar. Çocuklara bulaşan virüs onları gittikçe daha saldırgan bir hale getirir. Anne ve babalar çocuklarına duydukları merhamet ve sevgiyle canlarını kurtarmak için onlara karşı harekete geçmek arasında kalırlar.
Histeri, anne-babaların çocuklarına duydukları karşılıksız ve savunmasız sevgiyi çocukların nasıl kullanabildiğini, biraz vahşi bir perspektiften gösteriyor. Çoğu ‘katil çocuk’ filminde olduğu gibi çocukların masumiyetinin en büyük silah olarak ortaya çıktığı Histeri’de de şiddet dünyasından en uzak olarak düşündüğümüz çocuklar hayal edilebilecek en korkunç vahşet resmini çiziyorlar.
Histeri’nin onu korku türünün klasik örneklerinden ayıran en önemli özelliği, müzik ve kurgunun tırmanışıyla gelen, ani sıçramaları hedefleyen bir korku anlayışından çok, daha ilk anlardan çizdiği gerilimli atmosferi ve çocuklara yönelttiği şüpheci objektifiyle yüzeyde çoğunlukla sakin, ancak derinlerde müthiş sinir bozucu bir korku ortamı yaratması.
Histeri mekanları, performansları ve yarattığı psikolojik gerilim atmosferiyle son zamanlarda yapılmış en gerçek anlamda gerilimli ve tüyler ürpertici korku filmlerinden.
Selin Sevinç