1980 yapımı filmin yeniden çevrimi Fame, herkesin bildiği gibi bir grup yetenekli gencin New York’taki en önemli gösteri sanatları okulunda geçirdikleri dört yılı konu alıyor. Müzisyenler, aktörler, şarkıcılar, dansçılar, çeşit çeşit doğuştan yetenekleri olan ve bu ham becerilerini birer mesleğe dönüştürmeyi, belki şöhreti kucaklamayı hayal eden insanların hayal kırıklıkları ve sevinçleri üzerine yayılıyor.
Fame’in becerdiği başlıca şey de bu zaten: seçtiği yeteneklerin üzerine dinamik bir kurguyla ve masraftan kaçılmamış bir prodüksiyon tasarımıyla, ritim ve renkten oluşan bir resim çizmek. Film, her birinin hayallerini gerçekleştirmek yolunda belirli engellerle karşılaştığı, aileleriyle ya da girmeye çabaladıkları endüstriyle mücadele ettikleri, büyük emek ve çaba gerektiren bir hayatın çizgilerini yakalıyor. Bunların içini doldurmakta yüzeyselliğin ötesine geçemiyorsa da güçlü ritim ve rengi izleyiciyi tavlamakta etkili.
Fame köşeli değil yuvarlak, sert ya da radikal değil, her şeyin üstesinden gelinebildiği pembelikte bir film. Oturup çevrelerine ve kendilerini adadıkları alanın çıkmazlarına bakıp geleceğiyle ilgili kara kara düşünen, kaygılara kapılıp umutsuzluğa düşen insanlara şevk veren, bir nebze harekete geçirme ihtimali olan bir seyirlik. Sinemasal doruklardan ziyade kısa süreli bir enerji dozu için seyredilebilir.
Selin Sevinç