Charles Dickens’ın 1843’te ilk kez basılan kısa romanı
A Christmas Carol adlı yapıtının film adaptasyonu
Yeni Yıl Şarkısı, daha önce hareketli görüntü animasyonu tekniğini üç boyutlu olarak
Kutup Ekspresi (2004) ve
Beowulf: Ölümsüz Savaşçı’da (2007) kullanmış olan deneyimli yönetmen Robert Zemeckis tarafından yeniden perdeye taşınıyor.
Ortağı Marley yedi yıl önce noel gecesinde ölen Scrooge, yıllar sonra hala noelden nefret eden mutsuz, cimri ve kötücül bir ihtiyardır. Noel gecesinde Marley’nin hayaleti tarafından ziyaret edilen Scrooge, o gece üç hayaletin daha ona musallat olacağını öğrenir. Ona geçmişin, günümüzün ve gelecekteki noellerinin birer tablosunu çizen hayaletler, Scrooge’a bir an önce hayata bakışı ve insanlara davranışını değiştirmezse korkunç bir ölüme mahkum olacağını anlatır. Scrooge ertesi gün değişmiş bir insandır. Noel ruhunu, kendisinde yeni keşfettiği sevgi ve minnetle kucaklar.
Yeni Yıl Şarkısı, insanda ikili duygular uyandırıyor. Bir yanda filmin ihtişamlı görselliği, karlı ve ışıklı atmosferinin alımı, bir noel filmi izlemenin, hem de altın gibi işlenmiş enfes görüntüler eşliğinde bir şölen hissi deneyimlemenin tadını yaşıyoruz; öte yanda anime edilmiş hareketli görüntünün sentetikliği, öykünün çocuklar için fazla karanlık, büyükler için ise fazla monoton içeriğinden bunalıyoruz. Hem kalbi sıcak ve insancıl duygularla atan bir noel filmi önermesiyle o ruh halini yaşamak için hazırlanıyoruz, hem de noel neşesinden çok ihtiyar bir adamın kabusunu bol tekrarlı ve yorucu bir çerçeveden izlemeye terkediliyoruz.
Scrooge sonunda dersini alıp bambaşka bir insan olduğundaysa, kabuslarına ayrılan geniş perde zamanının bu yeni neşeli Noel dönemine yeterince yer bırakmadığını görüyoruz. Film, bolca endüstriyel/kapitalist yaşamla değişen değerlere eleştirel yaklaşan ahlakçı dersler veriyor, ancak filmin pazarlama materyalinin vaat ettiği alanlarda silik kalıyor. Yeni Yıl Şarkısı sanki Zemeckis’in projeyle ilgili hayal ve tasarılarıyla yapımcıların ticari taleplerinin uzlaşamadığı bir noktada asılı kalıyor.
Zemeckis’in aşkla bağlandığı hareketli görüntü animasyonu tekniğinin günümüzün fazla doymuş sinema izleyicisi tarafından bayatlıkla suçlanageleceği öngörülebilir bir sonuç. Yine de Zemeckis seçtiği estetik görünüme sonuna kadar sadık. Filmin artistik tasarımı tutarlı; ışığı, performansları ve romanı adapte etmekteki titizliği hayranlık uyandırıcı.
Yeni Yıl Şarkısı’nın ruhuna dair bir yorum yapmak, yarattığı çelişki içinde duygulardan dolayı zorlaşıyor. Film, sanıyorum herkesin izleyip kendisi için karar vermesi gereken, izleyiciyi ikiye bölebilecek filmlerden. Sonuç ne olursa olsun, genel izleyicinin filme ayıracağı zaman için pişmanlık duymayacağından eminim.
Selin Sevinç