Stephenie Meyer’in
Alacakaranlık roman serisinin ikinci uyarlaması
Yeni Ay, aksiyon, romantizm ve entrika anlamında ilk film
Alacakaranlık’ın bir adım ötesinde. Ancak ilk film öyle garip (belki yalnızca romana yabancı olanlara) bir konsept ortaya koyuyor, aşkta öylesine beklenmedik bir çatışma sunuyordu ki, belki de bu filmin daha hazmedilir olmasının nedeni artık konu ve karakterleri kabullenmiş olmamız.
Efsanenin bu yeni filminde Bella tam Edward’la olan ilişkisine ısınacakken, artık kimlikleri deşifre olmaya başlamış olan vampirler kenti terketmek zorunda kalır. Edward Bella’yı korumak için artık onu istemediğini söyler. Bella aradan aylar geçtikten sonra Jacob’la avunmaya çalışır. Ancak Jacob’ın da aslında bir kurtadam olduğu anlaşılır. Artık Bella’nın iki aşkı vardır: bir vampir ve bir kurtadam. Bella Edward’la yeniden görüşebilecek midir? Kalbinin sahibi kendisini yüzüstü bırakan Edward mı yoksa onu fazlasıyla sahiplenen Jacob mı olacaktır?
Yeni Ay’da vampirlerin tarihçesi ve kültürü daha bir derinlemesine anlatılıyor. Hem mistik ve çekici, hem de karanlık ve tehlikeli olan bu cemiyet Bella’yı içine çekiyor. Biz de açıkçası "şu kız bir vampir olsa da rahat etse" diye düşünüyoruz. Öte yandan kurtadamların öyküye eklemlenmesi, daha önce yalnızca vampirler arası olan çatışmaya yenilik getiriyor, renk katıyor. Üstelik birbirine düşman iki ırktan varlığın Bella’ya olan aşkı ve onu korumak için bir araya gelmeleri karakterler arası gerilimi ve ateşi artırıyor şüphesiz.
Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay, fikir olarak izleyiciye tercüme olma anlamında ne kadar riskliyse de, özellikle Bella ve Edward’ı canlandıran Kristen Stewart ve Robert Pattinson’ın performanslarının inandırıcılığı ve kimyalarının gücü sayesinde, bir kere daha absürdlüğün köşesinden dönüyor.
Kesinlikle daha yoğun bir olay örgüsü, daha çok takip edilecek malzeme ve genel olarak daha enteresan açılımlara sahip bir film. Serinin üçüncü filmini merakla beklemekten başka çare yok...
Selin Sevinç