Mucit Flint sudan yiyecek üretmek için icat ettiği makinesini yanlışlıkla gökyüzüne fırlatır. Gökyüzünden çizburgerler yağmaya başlayınca sessiz ve sıkıcı olan kasaba şenlenir. Herkesin yemek siparişlerini karşılamaya çalışan Flint, fazla üretim nedeniyle makinenin kontrolünü kaybetmeye, gökten inen yemekleri tüketen halk fazla kilo almaya başlar. Yiyecek kirliliğine neden olan kontrolden çıkmış canavar icadını durdurmak Flint ve kız arkadaşına kalmıştır.
Köfte Yağmuru, yeme kültürü ve alışkanlıklarının öneminin yanı sıra tüketim toplumunun kolay, bedava ve ilk bakışta güzel olan şeylerin çekimine ne kadar çabuk kapılıp kendini kaybettiğini, hırs ve tüketimin bizi yavaş yavaş nasıl felakete sürükleyebildiğini hızlı ve muzip bir dille anlatıyor. Esprileri ne kadar çocuklara uygun olsa da hedeflediği kapitalizm ve tüketim toplumu eleştirisi çocuk kitlenin algısının dışında kalabilir. Dolayısıyla film, genç izleyicileri başta çekebilecek komedisinin kısa sürede yerini tekrarlara ve monotonluğa bırakması tehlikesi altında.
Köfte Yağmuru, yalnızca çocuklar için eğlenceli bir çizgi film yapmakla kalmayıp aynı zamanda toplumsal bir mesaj içerme hedefiyle yapılan birçok animasyon filmin düştüğü durumda. Sosyal bir konuyu gündeme getireyim derken hedef kitleyi kaybetme, ciddi bir film olmaya çalışırken dili ve görselleriyle yetişkinlerin algı ve beklenti çıtasının altında kalma...
Yine de Sony’nin animasyon anlamında da Pixar ve Disney’den geride kalan çizgi filmi çocuklu aileler için yerinde bir alternatif sunuyor.
Selin Sevinç