29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : Goya’s Ghosts
Yönetmen : Milos Forman
Senaryo : Milos Forman & Jean-Claude Carriére
Oyuncular : Javier Bardem, Natalie Portman, Stellan Skarsgård, Randy Quaid, Blanca Portillo, Michael Lonsdale...
Yapım Evi : Antena 3 Television
Ülke : ABD / İspanya
Dil : İngilizce
Süre : 113’
Tür : Dram
Gösterim Tarihi : 14.09.2007
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 


One Flew Over the Cuckoo’s Nest (1975), Amadeus (1984), The People vs. Larry Flynt (1996) ve Man on the Moon (1999) adlı filmleriyle sinema tarihinde kendisine önemli bir yer edinen Çek yönetmen Milos Forman’ın son filmi Goya’nın Hayaletleri İspanyol ressam Françisco Goya’nın resimlerinden esinlenerek filme alınmış çok özel bir sinema yapıtı. Filmde Goya’yı Stellan Skarsgård canlandırıyor, ama filmin asıl ağırlığını oluşturan, Goya’nın gözlemlediği 18. yüzyıl panaromasının başrollerini Peder Lorenzo rolünde Javier Bardem ve İnes rolünde Natalie Portman paylaşıyor. Forman, 19. yüzyıl başlarına kadar devam eden İspanyol Engizisyonu, Napolyon’un Madrid’i işgali, İngiltere’nin Portekiz’i geçip İspanyol sınırlarından içeri sızması ve dini ayrımcılık ve savaşlarla belirlenen dönemi, Goya’nın portreleri ve dehşet yüklü tasvirleri aracılığıyla, muhteşem görüntüler ve performanslar eşliğinde bir araya getirmiş.

Forman senaryosunu Jean-Claude Carriere ile birlikte yazdığı filmde ana tema olarak insanlığın ‘iyilik’, ‘kötülük’ ve ‘gerçek’ kavramları arasında kaybolmuşluğunu seçmiş. Dinler, fikirler, hatta ideolojiler bile içinde hem insanlık tarihi için ‘iyi’ maksatları, hem de çıkarcı güdümleri barındıran, en nihayetinde başımıza gelen değil, kendi ellerimizle yarattığımız eserlerimizdir. Goya’yla ilk karşılaştığımızda ressam güzel ve masum genç kız İnes’in bir portresini yapmaktadır. İnes portrelerden birinin yüzünün olmadığını farkeder ve ressama nedenini sorar. Goya “O bir hayalet,” diye karşılık verir. İnes daha önce hiç hayalet görmediğini, ama çok çirkin bir cadı gördüğünü anlatır. Goya da tam o an bir cadının portresini yapmakta olduğunu gülümseyerek söyler. İnes de gülerek bir cadı olmadığını söyleyince Goya, “nerden biliyorsun” diye cevap verir. Kimin hayalet, kimin cadı olduğu bir bilinmezdir.

Daha ilk sahnede Forman filminin tonunu ve amacını belirler. Hayatta kimin iyi kimin kötü olduğu belli değildir, hatta neyin iyi neyin kötü olduğu da açık değildir. Goya’nın Hayaletleri’nde karakterler yargıç sandalyesinden sanık sandalyesine oturabilirler. Adalet yoktur, kararların nedenleri yoktur, sadece her daim değişen prensipler ve uygulayıcılar vardır. Liberal ve tutucu, özgürleştirici ve baskılayıcı rejimlerin hepsinde de haksızlıklar, yanlışlar, vahşet ve acı gizlidir. İnsanlar da roller ve maskeler değiştirerek bu kargaşa içerisinde sürüklenir. Forman tüm bunları anlatmak için şaşırtıcı, cesur ve iğneli bir kara mizah kullanmış. Dönemin ironik çözümlemesi hiciv ve acı dolu karanlık bir dünyada icra edilmiş, aynı Goya’nın resimleri gibi.

Forman’ın sinema dilinde uyguladığı en ilginç yöntem, Goya’yı bir kahraman gibi merkezine almayıp, öyküsünü tam da ressamın toplum içindeki gözlemci konumundan anlatması. Yazar/yönetmen Goya’nın resimlerinden hareketle onun kahramanlarını, gördüklerini, onun kafasındaki manzaraları anlatarak o döneme ışık tutuyor. Goya çoğunlukla aksiyonun dışında ve kahraman enerjisi Peder Lorenzo ve İnes arasında gidip geliyor. Kimilerine göre bu odaksızlık kafa karıştırıcı olabilir, ama aslında izlediğimiz kahraman sadece suret değiştiriyor.

Forman’ın kasabadan, tavernalardan, sokaklardan insan ve hayvanları betimleyen resim gibi kareleri müzik eşliğinde akıp giderken biz de o dünyada yaşamanın nasıl bir şey olduğunu keşfediyoruz. Goya’nın bir resim baskısının nasıl hazırlandığını gördüğümüz sahne de Forman’ın filmin tamamını nasıl bir dikkat ve emekle yoğurduğunu sembolize eden, ressamın günlük yaşamından harika bir kesit.

Goya’nın Hayaletleri eşsiz performanslarıyla da hatırlardan silinmeyecek anlaşılan. Bu kadar ünlü bir İspanyolu canlandırması için İsveçli bir aktörü seçmek ilginç bir karar. Ama Stellan Skarsgård Goya’nın kendisine benzerliği ve güçlü ifadesiyle rolünün hakkını vermiş. Javier Bardem filmin tartışmasız yıldızı. Muhafazakar, kötücül ve kibirli Peder Lorenzo, Bardem’in bedeninde oyuncunun İspanyol aksanı ve güçlü yorumuyla son dönemin en etkileyici ve gerçekçi ‘kötü adam’ı olmuş. Natalie Portman’a ise Forman’ın yönetimi belli ki yaramış. Aktris iki karakteri birden şaşılacak bir yetkinlikle canlandırmış. Goya’nın Hayaletleri Portman’ı bambaşka bir fizik ve rolde görmek için eşsiz bir şans.

Goya’nın Hayaletleri bana göre biyografi geleneğine bambaşka bir şekilde yaklaşması nedeniyle türünün filmleri arasında çok önemli bir yere sahip. Milos Forman yedi yıllık bir aradan sonra perdeye kendine has tarzı ve parlak görüntüleriyle geliyor. Hem Goya’nın resimlerinin sinemada canlanışını, hem entrika dolu ve dehşet verici bir öykünün çözülüşünü izlemek, hem de 18 ve 19. yüzyıllara gidip dönemin atmosferini solumak için Goya’nın Hayaletleri’ni kaçırmayın...

Selin Sevinç


 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.