29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : El Laberinto Del Fauno
Yönetmen : Guillermo del Toro
Senaryo : Guillermo del Toro
Oyuncular : Ivana Baquero, Sergi Lopez, Maribel Verdu, Doug Jones, Ariadna Gil, Alex Angulo
Yapım Evi : Warner Bros. Pictures
Ülke : Meksika / İspanya / ABD
Dil : İspanyolca
Süre : 112’
Tür : Fantazi / Dram / Gerilim
Gösterim Tarihi : 20.07.2007
Ayrıntılı Künye İçin : Imdb
  Resmi Site
 


Türkiye’de Blade II (2002) ve Hellboy (2004) adlı filmleriyle tanıdığımız yönetmen Guillermo del Toro’nun son filmi Pan’ın Labirenti, ülkemizde de yurtdışında yarattığı ilgi ve tartışmalara neden oldu. 1944’te, Franko rejimi altında kıvranan İspanya’da geçen öykü, hem sert bir savaş dramasının vahşetine hem de bir fantazi filminin gerçeküstü yaratıklarına sahip. Film vaad ettiği iki apayrı türü de harmoniyle birleştiriyor; ama iki tür arasındaki gel-gitler arasında izleyicinin beklentileriyle tehlikeli bir oyun oynandığı da açık.

Babasını savaşta kaybedişinin ardından hamile annesiyle birlikte, aynı zamanda faşist bir komutan olan üvey babasının yanına taşınan Ofelia (Ivana Baquero), ormanda tanıştığı yaratıklar tarafından bir yeraltı prensesi olduğuna ve ölümsüzlüğünü yeniden kazanması için üç görevi yerine getirmesi gerektiğine inandırılır. Bu emirleri olgun bir cesaretle karşılayan Ofelia’nın fantasik maceraları, sorunlu bir hamilelik geçiren annesinin yaşam mücadelesi, dadısının direnişçilerle yaptığı işbirliği ve üvey babasının acımasız katliamları arasında gelip gider.

Filmin masalsı sahneleri ile şiddetle gerçekçi vahşet sahneleri arasındaki geçişler filmin karanlık ve gizemli görüntüleri sayesinde doğal bir formatta iç içe geçmiş. Gerçek dünya ile masal dünyasının eşit orandaki groteskliği bu dünyalar arasında olağanüstü bir uyum sağlıyor. Hikayenin odağı öylesine güçlü ki, zıt türlerin birleşmesi ve zıt duyguların uyandırılması del Toro’nun sinemasında tutarlılıkla ve kolaylıkla sağlanıyor.

Pan’ın Labirenti için Alice Harikalar Diyarında’nın, vahşet, kan ve sadizm gibi çağdaş dünyanın gerçek olgularıyla bezeli, ama aynı sihirli ve ruh okşayıcı atmosferi başarıyla yakalayabilen bir versiyonu olduğu söylenebilir. Filmin son derece renkli ama karanlık, fantastik ama hayatın gerçeklerine duyarlı ruhu, karanlık çağımıza yergi dolu ama yine de iyimser bir bakış yöneltiyor. Del Toro filmin her sahnesinde bu ikilik duygusunu yaşatıyor. Yaratıklar hem korkunç hem de büyüleyici güzellikte. Filme gerçeklerden bir kaçış damgası vuranlara cevaben, filmde iki dünya da en az diğeri kadar acımasız, ürkütücü ve güvenilmez. Kimi zaman insanın mı yaratığın mı şeytan olduğuna karar vermekte güçlük çekiyoruz.

Tüm bunlarda filmin teknik ve sanatsal bütünlüğünün de önemli bir payı var. Filmin Oscar ödüllü sinematografisi, sanat yönetimi ve makyajı kesinlikle görülmeye değer. Filmin her teknik elementinin zıt dünyalar arasında kurulan köprüye hizmet edecek şekilde tasarlanmış olması, Pan’ın Labirenti’ni, sinemasal yöntemleri öyküyü en uygun dille ve en iletişim gücü yüksek şekilde aktarmak yolunda araç edinmek için çalışan sinemacılar için öğretici bir örnek yapıyor.

Şunu da belirtmekte yarar var: bu filmi bütünüyle fantastik ya da bütünüyle bir savaş draması olarak görmek yanlış olur. Nitekim iki beklentiyi de tam olarak karşılayamayacak bir bölünmüşlük var filmde. Fantastik sahneler oldukça az ve filmin diğer öykü parçalarına her geçildiğinde bu muhteşem sahnelerin tadı damağınızda kalıyor; bir sonraki büyüleyici sahne için sabırsızlanıyorsunuz. Bu nedenle fantastik-macera beklentileri için filmin hayal kırıcı bir tarafı olabilir.

Pan’ın Labirenti’nde fantastik karakterlerle birlikte boy gösteren insanların kendi kendilerinin imhasıyla sonuçlanan davranışları naif bir olay örgüsü ve orijinal bir görsel dille harmanlanmış. Film, çocuklar için fazlasıyla vahşi ve kanlı, büyükler içinse fazlasıyla basitleştirilmiş görülebilir. Ama asıl hedefi bilinen güçlü öykülerin anlatımında yeni sinemasal bileşimler görmek ve sinemanın teknik ve sanatsal yaratımlarından zevk almak olan izleyiciler için film son derece doyurucu. Şaşırmaya ve büyülenmeye hazır olun...

Selin Sevinç


 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.