29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : Letters From Iwo Jima
Yönetmen : Clint Eastwood
Senaryo : Iris Yamashita (senaryo, öykü); Paul Haggis (öykü)
Oyuncular : Ken Watanabe, Kazunari Ninomiya, Tsuyoshi Ihara, Ryo Kase, Shido Nakamura...
Yapım Evi : Amblin Entertainment
Ülke : ABD
Dil : İngilizce / Japonca
Süre : 141’
Tür : Dram / Savaş / Tarih
Gösterim Tarihi : 23.02.2007
Ayrıntılı Künye İçin : Imdb
  Resmi Site
 


Yabancı dilde En İyi Film Altın Küre’sinin bu yılki sahibi ve yılın Oscar adaylarından Iwo Jima’dan Mektuplar, Clint Eastwood’un Atalarımızın Bayrakları’ndan sonraki ikinci epik savaş filmi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerika ve Japonya arasındaki kanlı savaşı bu kez Japon askerlerin gözünden anlatan Eastwood kendisinden beklenen olgun savaş dramasını veriyor. Filmin, savaşın vahşetini; askerlerin yaşadıkları travmaları; savaşanların kahraman değil görevini yerine getirmeye çalışan birer sıradan ama cesur insan olduğunu anlatan hümanist savaş filmlerinden çok büyük farkla ayrıldığını düşünmüyorum.

Eastwood’un Atalarımızın Bayrakları’nı çekerken Iwo Jima adasını savunan askerlere duyduğu merakla başlayan yolculuk iki saati aşkın bir savaş dramasıyla daha sonlandı. Bu filmin önemli farkı ise ilk kez bir savaştaki karşı tarafın, hem de o milletin dilinde filme alınması. Japon kültürünün disiplini ve askeriyenin sertliği farklı bir üslup gerektirse de, politik hedefler gütmeyen bir grup insanın körü körüne canlarını toprakları için feda etmesi ortak hikaye; savaşın acımasızlığı ve anlamsızlığı ortak sanrı; acı, özlem, hüzün, cesaret, korku, kayıp ise ortak dil.

Filmin merak ettiğim yanı elbette Amerikalı’lara karşı nasıl bir tavır takınılacağıydı. İki Japon generalin daha önce Amerika’da yaşamış olmaları ve ülkeye sempatiyle bakmaları dikkat çekiyor. Filmin bir sahnesinde Amerikan karşıtı bir yoruma karşılık “Sen hiç Amerikalı tanıdın mı?” eleştirisi Japonların insancıllığının altını çizmekle beraber Amerika’ya karşı sempati ve anlayış da talep ediyor gibi. Öte yandan Amerika’ya teslim olan iki Japon askerinin Amerikalılar tarafından umarsızca öldürülmesi iki tarafın da cehaletini ve yanlışlarını vurgulayarak tarafsız bir denge sağlıyor.

Eastwood böyle bir filmi başka savaş filmleriyle karşılaştırmanın kaçınılmazlığının bilincinde. Sinema tarihinde belli bir olgunluk ve insancıllık barındıran her savaş filmi senaryosu insanlık durumunu savaşın kendisinden önde tutmuştur. Mektuplar’da savaş sahneleri Bayraklar’a göre de çok az. General Kuribayashi’nin (Ken Watanabe) kazdırdığı tüneller ve mağaraların içinde askerlerin psikolojik evrimlerini görüyoruz daha çok. Adaya kabus gibi çöken Amerikan gemilerinin dışında neredeyse hiç Amerikalı asker görünmüyor; tüm savaş ufak sayıda bir birliğin yaşadıklarını anlatıyor; hiç dinmeyen bomba gürültüsünden başka savaşın büyüklüğüne dair bile pek bir referans yok. Mektuplar son derece sade ve odaklı.

Eastwood’un Atalarımızın Bayrakları’nda da benimsediği yalnızca ten renklerinin ve kırmızıların sıyrıldığı yeşil tonlarındaki siyah-beyaz’a yakın görüntüler bu filmin de ruhuna uygunluğuyla dikkat çekiyor. Technicolor’la savaş filmi çekmenin ona doğru gelmediğini ve siyah-beyaz filmlerle büyümüş olmasının etkisiyle böyle bir sinematografiyi seçtiğini belirten Eastwood, renkleri çekilmiş, hastalıklı bir görüntüyle savaşın ruhunu yakalamakta çok isabetli.

Başka bir dilde, başka bir ülkede film çekmenin kendisine vatan kavramının önemini tekrar öğrettiğini söylüyor Eastwood. Japonların bile sinemaya aktarmadığı önemli bir tarih parçasını sinemaya kazandırdığı için Eastwood’a teşekkür ederiz. Ama Iwo Jima’dan Mektuplar zaten varolan savaş destanlarına yeni bir soluk getirmiyor; yeni bir bakış açısı sunmuyor. Savaş filmi tutkunlarına güzel bir çeşitlilik sunmanın ve karşı tarafla empati kurmanın -özellikle içinde bulunduğumuz dönemde- önemine işaret etmesinin ötesinde pek orijinal bir seyirlik sunduğu söylenemez.

Selin Sevinç


 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.