29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : Funny Games U.S.
Yönetmen : Michael Haneke
Senaryo : Michael Haneke
Oyuncular : Naomi Watts, Tim Roth, Michael Pitt, Brady Corbet, Devon Gearhart, Boyd Gaines...
Yapım Evi : Celluloid Dreams
Ülke : ABD / Fransa / İngiltere / Avusturya / Almanya / İtalya
Dil : İngilizce
Süre : 111’
Tür : Korku / Gerilim
Gösterim Tarihi : 30.05.2008
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
 




Usta yönetmen Michael Haneke’nin kariyerinin hala en başarılı filmlerinden kabul edilen 1997 yapımı Funny Games – Ölümcül Oyunlar’ın yine Haneke tarafından çekilen ABD versiyonu vizyonda! Haneke bu çok tartışmalı radikal filmini, bu kez Amerika’da Amerikalı oyuncular kullanarak yeniden çekmiş. Başrollerde Naomi Watts, Tim Roth ve Michael Pitt var. Öyküsü ve sinema dili birebir aynı olan filmde, yine şiddetin nedensizliği, bir nedeni var gibi görünse de rasyonalizasyonunun değersizliği ve tek başına hiddeti işleniyor. ‘Sadece oyuncuları değişerek bir film aynı etkiyi ne kadar verebilir’ sorusu üzerine bir deney gibi tasarlanmış film, bu farklılıkla pek bir şey kazanmıyor, ama belki ruhundan ve toplumsal tezinin vuruculuğundan bir şeyler kaybediyor.

Ann (Naomi Watts), George (Tim Roth) ve oğulları Georgie (Devon Gearhart) haftasonu tatili için şehir dışındaki yazlıklarına giderler. Paul (Michael Pitt) ve Peter (Brady Corbet) adında iki genç yakın komşularından sonra bu küçük burjuva ailesini ziyaret edecek ve ailenin hayatlarını kurtarmak için çırpınışlarına sahne olacak ölümcül bir oyun başlatacaktır.

Ölümcül Oyunlar’da orijinal filmin senaryosu ve diyalogları ufak farklar dışında aynen kullanılmış; tüm kareler hem kompozisyon hem de uzunluk olarak orijinaliyle hemen hemen aynı; sanat yönetiminde de ciddi benzerlikler var. Burjuvazinin dokunulmazlığı, korunaklılığı, soyutlanmışlığı, plastikliği ve burjuva dünyasında her günün bir hakmış gibi altın tabakta sunuluşu, bu filmde de tematik yapının belkemiği. Zulmedenlerde de kurbanlarda da hiçbir yumuşaklık ve merhamet yok. Şiddetteki bu kuralsızlık ve estetikteki soğukluk, izleyicinin her an her şeyi bekleyebileceği, yaşamdan umudunu keseceği bir ortam hazırlıyor. ‘Ben ne yapardım?’ sorusu kulağımızda çınlarken, bu duygusal gelgitleri sorgulamak için yeterince zamanımızın oluşu da şiddetin etkilerini ayyuka çıkarıyor.

Yalnızca oyuncular ve konuşma dilinin değiştiği filmin amacı yalnız başına Amerikan izleyicisine hitap edebilmek gibi görünüyor. Ancak tam da filmin konusu/derdi ve bunu aktarmak için başvurduğu sinema dili ve tarzı ABD toplumunu yansıtmakta ve halkına hitap etmekte uyumsuzluk gösteriyor. Bu öykü ve bu karakterler ister istemez toplumsal ve tarihsel süreçte ortaya çıkan kültürel yapıları, alışkanlıkları ve davranış biçimleri gereği Avrupa’da daha inandırıcı; dolayısıyla daha vurucu. Ölümcül Oyunlar her ne kadar sinema adına ilginç bir deney olsa da, sonuçlar sinemacılığın çoğu arenasında aydınlatıcı değil.

Tahminimce şiddet konusuna benzersiz bir bakış getiren bu son derece Avrupalı film, anlık gerilimlere ve kanlı şiddet görüntülerine alışık ABD izleyicisine fazla psikolojik, fazla ağır ve en vahimi de fazla ‘şiddetsiz’ gelecektir. Michael Pitt’in ‘Paul’ yorumu bunun en belirgin örneği. Orijinal filmde Arno Frisch’in hiç ‘sapık’ gibi durmayan yakışıklı ve anlayışlı maskesinin ardındaki tüyler ürpertici sapkınlık, Pitt’in performasında çok daha yüzeyde bir yerlerde seyrediyor. Frisch’in bıraktığı sarsıcı etkinin yanında Pitt’in şımarık çocuk tavrı zayıf bir korku damarı yakalıyor.

Ölümcül Oyunlar’ın, filmin orijinalini izlemiş seyirciye vereceği ek bir tat yok. Hatta günümüzün korku-gerilim perdesinde bu filmin edineceği yer pek sağlam olmayabilir. Orijinali izlememiş olanların ise belki önce ABD versiyonunu sonra orijinali izlemesi, tersten bir bakışın keyfini çıkarmalarına imkan sağlayacaktır. Sanıyorum Haneke-severler, ne kadar ABD versiyonunun yapılmasına eleştirel yaklaşsalar da büyük ustanın sinema duruşuna ve başarısına ses çıkaramayacaktır.

Selin Sevinç


 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.