29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : Broken English
Yönetmen : Zoe R. Cassavetes
Senaryo : Zoe R. Cassavetes
Oyuncular : Parker Posey, Drea de Matteo, Tim Guinee, Gena Rowlands, Peter Bogdanovich, Melvil Poupaud...
Yapım Evi : HDNet Films
Ülke : ABD / Fransa / Japonya
Dil : İngilizce / Fransızca
Süre : 97’
Tür : Komedi / Dram / Romantik
Gösterim Tarihi : 05.09.2008
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 


 
30’lu yaşlarında, işinden nefret eden, aşktan umudunu kesmek üzere olan nevrotik karakter Nora Wilder, çevresindekilerin baskılarına rağmen bir türlü kendine uygun bir sevgili bulamaz. Hayatın onu iyice katılaştırdığı bir noktada karşısına çıkan uçarı ve özgür ruhlu bir Fransız, beklenmedik bir şekilde Nora’nın aklını başından alır. Tekrar incinmemek için kendini korumaya alan Nora mutluluğu bulabilecek midir?
 
Aşkın İngilizcesi ’nin Türkçe’si şu: gidişat ne kadar umutsuz, mutluluk ne kadar imkansız görünse de, umuda kollarımızı açabildiğimizde ve hayatımıza alamaya hazır olduğumuzda imkansız gerçek olur. Nora hayatıyla ilgili bir risk almaya karar verdiğinde ve mutluluğun mümkün olduğuna inanmaya başladığında her şeyin bir anda değişebileceğini görüyor. Ve biz izleyiciler de bunu görebilmeliyiz. Bir gün yakışıklı bir Fransız delikanlının ne kadar hayattan bezmiş de olsak bize yargısız ve koşulsuz aşık olabileceğine, tüm nevrotik saçmalarımızın karşısında bizi deli ya da hastalıklı yerine koymayacağına, bizim yolumuzu gözleyip kapısını çaldığımızda orada ve hazır olacağına inanmalıyız.
 
Filmin ne baştaki trajikomik ve depresif dünyasına ne de sonunda kalkıp bir peri masalına dönüşmesine söyleyecek bir şeyim var. Ama bunların aynı film içerisinde peşi sıra gelmesi acayip bir dalgalanma yaratıyor insan ruhunda. Olur mu olmaz mı? Saçma mı ’gerçek’ mi? Umutsuzluk her zaman ’gerçekçilik’ mi? Peri masalları hep hayal mi? İnsan ’ne güzel, bana da olur belki’ deyip heyecanlansa mı? ’Böyle şey olur mu’ diye alaycılığa mı vursa... İşte böyle ne hayatın sillesini ne de Hollywood’un cilasını yemiş filmler kafa karıştırıcı olabiliyor.
 
Bu mütevazi öykü, mütevazi bir yapımla ve mütevazi bir oyuncu olan Parker Posey’le buluşunca, kağıt üzerinde yavan ve bunaltıcı/gerçek dışı görünebilecek film bir nebze nefes alıyor. Özellikle Posey’nin çekim gücünden faydalanan yeni yönetmen Zoe Cassavetes babası John ve ağabeyi Nick’in ardından sinema dünyasına adımını atarken şık imajları ve sahne tasarımlarıyla umut vaat ediyor. Şık New York kostümleri ve mekanları da ’sex and the city’ci gençliği hoş tutacaktır. İyi seyirler...
 
Selin Sevinç

 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.