29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Yönetmen : Timur Bekmambetov
Senaryo : Michael Brandt & Derek Haas
Oyuncular : James McAvoy, Morgan Freeman, Angelina Jolie, Terence Stamp, Thomas Kretschmann...
Yapım Evi : Kickstart Productions
Ülke : ABD
Dil : İngilizce
Tür : Aksiyon / Gerilim
Gösterim Tarihi : 27.06.2008
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 




Kazak yönetmen Timur Bekmambetov’un çizgi roman uyarlaması Wanted, yaz sezonunun heyecanla beklenen blockbusterlarından. Başrollerde son dönemde Oscar adayı Kefaret’te izlediğimiz James McAvoy, Beowulf filminin yıldızı Angelina Jolie ve usta oyuncular Morgan Freeman ve Terence Stamp yer alıyor. Basit bir muhasebe şefinden amansız bir suikastçiye dönüşen Wesley Gibson’ın maceralarını anlatan film, beklendiği gibi son zamanlarda vizyona giren en sürükleyici aksiyon filmlerinden. Mizah ve aksiyonla dolu macerada görsel efektler de görülmeye değer.

Wesley Gibson (James McAvoy) sıradan bir ofiste muhasebeci olarak çalışan, kendisini en iyi arkadaşıyla aldatan kız arkadaşıyla beraber oturan ve panik atak krizleri için sürekli ilaç kullanan ürkek bir adamdır. Bir gün Fox adında alımlı bir kadın (Angelina Jolie) ona babasının dünyanın en iyi suikastçilerinden biri olduğunu, Cross adında bir tetikçi (Thomas Kretschmann) tarafından önceki gün öldürüldüğünü ve aynı adamın şimdi de onun peşinde olduğunu anlatır. Daha sonra babasının Kardeşlik adı verilen, kumaş parçalarının ilmiklerine işlenen kodlarla tanımadıkları insanları öldürme emri alan suikastçilerden oluşan bir grubun en iyi nişancısı olduğunu öğrenen Wesley, babasının katilini öldürebilecek yetenekteki tek adamın da kendisi olduğunu görür. Çünkü onun panik atak krizi sandığı rahatsızlık, aslında nabzının aşırı yükselmesiyle beraber ona normal insanlardan daha hızlı bir algı ve hareket kabiliyeti kazandırmaktadır. Kardeşlik’in babası Sloan (Morgan Freeman) ve en beter elemanlarından Fox, Wesley’nin bu yeteneğini kullanabileceği eğitimi alması ve Cross’u öldürüp Kardeşlik’i kurtarması için ona hocalık eder. Ancak Kardeşlik’in emelleri Wesley’nin beklentilerinden farklıdır.

Wanted bir Amerikan rüyasını anlatıyor olmasın? Görünüşe göre Wesley, şişko cadoloz patronu, gözünün içine baka baka utanmadan beraber olan cırlak kız arkadaşı ve sinir bozucu en yakın arkadaşı tarafından sürekli ezilen ve duyduğu kızgınlığı ve bıkkınlığı ifade etmekten aciz bir adam olarak bir kurtarıcıya muhtaçtır. Geçim derdiydi, sevgili sorunuydu uğraşmak yerine, bilmem ne hızla havada açılar yapıp dansederek hedefi bulan kurşunların hakimi olmak, bir aksilik olup yaralanırsan da mumun içinde yatıp şipşak kendine gelmek tam aranan kefaret! Amerikan sineması sağolsun bize sık sık hatırlatıyor: Herkes için bir umut var! Ama tabi insanın kendini bulması için bir suikastçi olup çıkması biraz abartılı, üstelik de kötü örnek olmaya giriyor.

Filmdeki doğaüstü olaylar ve katilliği idolleştiren sahte ‘içindeki gücü keşfetme’ zırvalarını iyi bir aksiyon uğruna bir tarafa bırakıyorum. Ama nedenini bile bilmeden, gözlerini kırpmadan insan öldürmeyi onurlu bir iş sayan kahramanlara ne demeli? Hem de ilahi adalet için! Kimin adaleti? Ne olduğu ve nerden geldiği bilinmeyen ama dünyanın ve insanlığın çıkarlarını gözetmek için devreye giren üstün bir güç ve onun sadık hizmetkarlarının. Filmin sonunda bu adalet bekçisi teşkilatın bile yozlaşabileceği ileri sürülüyor belki ama, yine de işin doğasını güya kavramış onurlu uygulayıcılar doğru yolu buluyorlar. Herşey ilahi güç için!

Amerika’nın örgütleşmeyi bir aksiyon filmi çerçevesinde desteklemesi –ki gerçekten de dünyada böyle örgütler vardır ve kurşun dansettiremeseler de birilerinin ilahi olarak belirlediği çıkarlar için iş görüyorlardır– bizdeki örgütleri, tarikatları, intihar bombacılarını da aklıyor adeta. Amerika nasıl adaleti kendi ellerine alıyorsa dünyanın her yerinde, köktendinciler de kendi inançlarına göre öldürmüyorlar mı? Ne farkı var? Kimin doğru olduğunu söylemek kimin haddine? Yoksa ‘gerçek’ ilahi güç dünyayla iletişim kurmak için Amerika’nın tekstil fabrikalarını mı yeğliyor? Biz alıştık bu masallara… Bunca stilizasyon, efekt, öykü dolambacı, aksiyon, vurdu kırdı ve Angelina’nın mumlu sudan çıkmış parlak bedeninin yanında kim düşünecek Amerika’yı, örgütleşmeyi, şiddeti, ‘ilahi’ katakullileri, alt mesajlarda beyinlerimize enjekte edilen Amerika’nın kurtarıcılığını, dünya üzerindeki üstü kapalı baskısını...

Bunca laftan sonra, elbette filmin görsel güzelliğini, akıcılığını ve sürükleyip götüren macerasını ve son noktada verdiği gazı göz önünde bulundurursak, Wanted’ı bir gidin görün demek durumundayım. Özellikle aksiyon tutkunları beklediklerinden fazlasını alacaktır. Fazla derinleşmeden ve ciddiye alınmadan izlenmesi, evde denenmemesini öneririm.

Selin Sevinç
 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.