29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Yönetmen : Peter Berg
Senaryo : Vincent Ngo & Vince Gilligan
Oyuncular : Will Smith, Charlize Theron, Jason Bateman, Valerie Azlynn, Jae Head, David Mattey...
Yapım Evi : Blue Light
Ülke : ABD
Dil : İngilizce
Süre : 92’
Tür : Aksiyon / Komedi / Dram / Fantastik
Gösterim Tarihi : 04.07.2008
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 




Geçen yıl Krallık adlı filmiyle vizyona giren yönetmen Peter Berg’in son filmi Hancock’da Will Smith, Ben Efsaneyim’deki ‘dünyayı kurtaran adam’ rolünden  sonra bu kez yardım ettiği halkından sevgi ve saygı göremeyen alkolik ve yapayalnız bir süper kahramanı canlandırıyor. Başrollerde ayrıca Charlize Theron ve Jason Bateman yer alıyor. Film, Iron Man ve The Incredible Hulk’tan sonra yaz sezonunda vizyona giren üçüncü süper kahraman filmi oluyor. Ancak bir çizgi roman uyarlaması olmayan Hancock’ta süper kahraman dünyasına ve halkla ilişkilerine bambaşka bir yönden bakacaksınız.

John Hancock (Will Smith), kendi dünyasında yaşayan, depresyonunu alkolle dindiren, kaba saba, ağzı bozuk, serseri mizaçlı ve giyimli, leş gibi kokan bir süper kahramandır. Los Angeles’ta yıllardır birçok kişinin hayatını kurtarmıştır. Ancak dengesiz davranışları gücünü kontrol edememesine yol açmıştır. Bu nedenle her bir görevde yollara, binalara ve araçlara milyonlarca dolar zarar verir. Devlet ve halk artık isyan bayraklarını çekmiştir. Herkes Hancock’un kenti terketmesini ya da hapse atılmasını ister.

Ancak Hancock’un kaderi bir gün Ray Embrey’in (Jason Bateman) hayatını kurtardığında yön değiştirir. Başarısız ama umut dolu halkla ilişkiler uzmanı Ray, kendi yöntemleriyle dünyayı kurtarmaya çalışmaktadır. Yolu Hancock’la kesişince mükemmel projeyi bulmuştur: Hancock’un halk gözündeki imajını değiştirmek ve herkesin idolleştireceği gerçek bir kahraman yaratmak. Karısı Mary’nin (Charlize Theron) karşı çıkmalarına rağmen ikili bu zorlu stratejiyi uygulamaya girişir.

Sanırım ilk kez süper kahramanların mucizeler yaratırken ortalığı batırmalarını ve bunun yol açtığı ekonomik zararları konu eden bir film yapılıyor. İlk kez insanların hayatlarını kurtarmasına rağmen halkın düşmanlığını kazanmış bir süper kahraman yaratılıyor. Ve ilk kez bir süper kahraman itici, küfürbaz, sarhoş ve beceriksiz. Hancock’da süper kahramanımız daha ‘gerçek’ bir dünyanın içinde daha ‘gerçek’ sorunlarla cebelleşiyor. Bu nedenle Hancock’un hapse girmesi, bir halkla ilişkiler uzmanına ihtiyaç duyması, yokluğunda suç oranlarının tavan yapması, Hancock’un polis ve suçlulara karşı değişen tavırları vb. filmin en orijinal, komik, eğlenceli, doğal ve dürüstçe yazılmış elementleri.

Hazır bu kadar ayrıksı ve keyifli bir karakter yaratılmışken filmin ikinci yarısında yazarların bambaşka arayışlara girmesi yazık olmuş. Filmin ilk yarısıyla ikincisi arasında tür, ton ve yaklaşım tamamıyla değişiyor. Hancock’un süper kahramanlık geçmişi ve köklerine ilişkin öyküyle beraber olay örgüsü bambaşka yerlere kıvrılıyor ve o ana kadar izlediğimiz film tepetaklak oluyor. Keşke filmin süper kahraman gerçekliğini temellendirmek için böyle basit açıklamalara gereksinilmeseydi ve keşke ekstra aksiyon sahneleri uğruna süper kahraman düelloları icat edilmeseydi. Tüm bunların yerine sağlam bir ‘kötü adam’ karakteri yaratılabilir ve Hancock’un kişisel macerası bu çatışmanın üzerinden akabilirdi.

Will Smith tüm bu gereksiz girişimlerin öyküyü zayıflatmasına rağmen filmin sonuna kadar dimdik ayakta. Karakterinin dışlanmışlığını gözlerinde, ekşi yüz ifadesinde, kaba vücut dilinde her an görebiliyoruz. Yenilmez de olsa yenilgiye uğramış kimliği karizmasının en ince ayrıntılarında kendini gösteriyor. Buna karşılık Charlize Theron rolü için fazla ciddi ve evcil kaçıyor. Ne yırtıcılık ve aksiyon kahramanlığı, ne de deri kostümler ve yüksek ayakkabılar aktrisin üstüne oturmuş.

Hancock her şeyden önce bir aksiyon ve komedi filmi olarak vizyonda sağlam bir yer edinebilir. Will Smith’in performasını izlemek için filmin dengesiz grafiği de beceriksiz buluşları da çekilir. Üstelik Smith’in filmdeki varlığına ve Hancock karakterinin tarzına yaraşır bir soundtrack de filmin önemli cazibelerinden. İyi seyirler…

Selin Sevinç


 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.