Erden Kıral’ın bu yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışmaya katılan filmi Vicdan, taşrada yaşayan iki kadın ve bir erkek arasındaki aşk üçgenini konu alıyor. Nurgül Yeşilçay, Murat Han ve Tülin Özen’in canlandırdığı bu üç karakter saplantılarının doğrultusunda aldıkları kararlarla kendilerini uçurumun kenarında buluyorlar.
Mahmut (Murat Han) aşık olduğu cilveli Aydanur’dansa (Nurgül Yeşilçay) daha temiz ve namuslu görünen Songül’le (Tülin Özen) evleniyor. Ama Aydanur’a olan tutkusu devam ediyor. Songül kocasıyla çocukluk arkadaşı arasındaki ilişkiyi keşfedince kıskançlığını haykırmak yerine Aydanur’la dostluğunu güçlendiriyor ve neredeyse Aydanur gibi, kocasının beğendiği bir kadın gibi olmayı araştırıyor, deniyor. Ancak Aydanur ile Songül arasındaki yakın bağlar delikanlı Mahmut’u çileden çıkarıyor ve herkes için sonu kötü bitecek bir karabasan başlıyor.
Filmin senaryosu izleyicinin beklentileriyle oynayan girdili çıktılı bir olay örgüsündense ‘şimdi ne olacak’ ya da ‘sırada ne var’ sorularının yanıtlarını veren basit ve doğrusal bir eğride ilerliyor. Olayları çözmeye dair bir merak geliştirmek yerine, önümüzdeki karakterlerin hayatlarına tanıklık ediyoruz. Öyle ki sanki bir sokak kavgasının sonunu bekler gibi yüzeysel bir merak içinde, o kavganın kaynakları, sonuçları ve etkilerine hiç giremeden hayatların üzerinden akıp gidiyoruz.
Vicdan’da senaryonun zaman zaman bıraktığı tatminsizliğin imdadına neyse ki sağlam bir kurgu ve görüntü yönetimi yetişiyor. Mustafa Preşeva’nın kurgusu senaryonun boşluklarını tamamlıyor; yeri geldiğinde performansları toparlıyor; filme bir dinamizm, bir sinema duygusu veriyor. Zekeriya Kurtuluş’un imajları ise Türk sinemasında az görülen bir kadraj ve ışık becerisini sergiliyor; filmin atmosferini, karakterlerin iç sıkıntısını yansıtıyor.
Performanslarda ise Murat Han, iki boyutlu karakterine sanıyorum malzeme kıtlığından fazlaca yapacak bir şey bulamamış gibi tüm filmi aynı yüz ifadesiyle geçiriyor. Nurgül Yeşilçay Erden Kıral’ın ellerinde duygusallığın, öfkenin ve yorgun bir arsızlığın doğru dozlarını yakalayabilmiş. Tülin Özen ise, özellikle Nurgül Yeşilçay’la olan ilk ikili sahnesinde karakterinin tüm arzularını, zaaflarını, eksiklerini, meraklarını, açlığını birkaç bakışla vermeyi başarıyor. Oyuncu bu filmle kariyerinde önemli bir çıkış yapacağa benziyor; festivalde en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü için güçlü bir aday olacağı kesin.
Vicdan, oyuncuların değil ama performans yönetimlerinin, aksayan diyalogların, zaman zaman akmayan ve doyurucu olamayan öyküsünün getirdiği zayıflıklarına rağmen ruh taşıyan, tertemiz icra edilmiş, kendini izlettiren bir film. Son haftaların Türk sineması bombardımanı arasında izlenmeye değer nadir filmlerden. İyi seyirler...