29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : Burn After Reading
Yönetmen : Joel Coen & Ethan Coen
Senaryo : Joel Coen & Ethan Coen
Oyuncular : George Clooney, Frances McDormand, Brad Pitt, John Malkovich, Tilda Swinton, Richard Jenkins, J. K. Simmons...
Yapım Evi : Mike Zoss Productions
Ülke : ABD / İngiltere / Fransa
Dil : İngilizce
Süre : 96’
Tür : Komedi / Polisiye
Gösterim Tarihi : 28.11.2008
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 

 
 
Geçen yılın Oscar galibi İhtiyarlara Yer Yok filminin usta yaratıcılarından harika bir komedi: Aramızda Casus Var! Anılarını kitaplaştırmaya kalkan eski bir CIA analisti Ozzie Cox’un (John Malkovich) başı, ondan boşanma hazırlıkları yapan karısı Katie’nin (Tilda Swinton) bilgisayarlarının hard diskini bir cdye kopyalamasıyla büyük belaya girer. Çünkü Katie’nin spor salonunda unuttuğu cd, spor salonunda çalışan Chad (Brad Pitt) adlı ahmak bir spor hocası ve olmak istediği estetik ameliyatlar için acilen para bulmaya çalışan daha da ahmak salon görevlisi Linda’nın (Frances McDormand) eline geçer. İkili Cox’tan para koparmak için şantaj yaparken, Katie’nin sevgilisi paranoyak Harry (George Clooney) de işin içine istemeden girer. Bir anda CIA ve Rus Konsolosluğu’nu da ilgilendiren bir şantaj, cinayet ve entrika kargaşası herkesi beklenmedik yerlere sürükler.

Temelde hemen herkes gibi hayatlarında aşk, para ve huzur bulmak isteyen orta yaşlı karakterler, kendilerini gerilim dolu bir ajan filmiyle Salak ile Avanak tarzı bir komedi karışımının ortasında bulurlarsa ne olur? Aramızda Casus Var’da bu iki apayrı dünyanın çarpışmasından hem çok komik hem de şok edici bir öykü doğuyor. Coen Biraderler öyle bir olay örgüsü yaratıyorlar ki, kulağa çılgınca gelen olaylar çok karikatür duran karakterlerin başına geliyor, ancak yine de ortaya tüm absürdlüğüne rağmen son derece gerçekçi bir nabzı olan, sonuna kadar her yöne evrilebilecek gibi taptaze kalan bir film çıkıyor.
 
Sanki son derece içimizden ve ‘özgür düşünceli’ insanlara bir casusluk macerasının içinde yer alma fırsatı veriliyor ve onlar da bütün kulaktan dolma bilgileri ve şapşallıklarıyla işe koyuluyorlar. Karakterlerin aptallıkları, gerçek bir dünya içinde bir ajan filminin nasıl durduğuna ve bu türün yanlış ellerde ne hasarlara uğrayabileceğine ışık tutuyor. Absürdün gerçek, saçmanın anlamlı durduğu film, Coenler’in hiç de göz ardı edilemeyecek denli akıllı, güçlü, tüm karmaşasına rağmen kusursuz ve akıcı senaryolarından.

Elbette en küçük role kadar olağanüstü bir oyuncu kadrosunun da filmin mizah gücü için önemi tartışılmaz. Brad Pitt ve Frances McDormand Oscar adaylığı getirebilecek bir komedi yapıyorlar. İkilinin oynadıkları tiplerle ilgili gözlemleri çok ince, perdedeki kimyaları bir harika.

Bu yılın ağır topları Coenler daha henüz yıl bitmeden müthiş bir filmi daha sinemaya kazandırıyorlar. Sinemaya, sinemacılığa doymak için harika bir fırsat, kaçırmayın!

Selin Sevinç

 
 
 
hayri çetin ( 06.01.2009 13:04:43 )
Ne kadar çalışsa da inandırılıcılığı olmayan bir film olarak gör
yorum Coen’lerin bu filmini. Gerekçe olarak aklı başında hiç bir insanın davranmayacağı şekilde bir takım işlere kalkışanların basit insanlar olmasını gösteririm.
Bu yorum Coen sinemasını anlamamakla eleştirilirse hata yapılır. Evet çok sık rastlanılır uçuk işlere kalkışan tiplere Coen yapıtlarında ancak buna uygun zemin hazırlanmış olduğu için sırıtmazdı bu "uçukluklar".
Örnek vermek gerekirse Big Lebowski’nin anlatım tarzı sayesinde gerçekleşen tüm saçmalıklara büyük bir zevkle "eyvallah" denebiliyordu. Ancak Burn after rising böyle bir zemine sahip olmadığı için karakterlerin mantıksızca davranışlarının neticesinde gerçekleşen olaylara "eyvallah" yerine "müstahak sana salak şey" deniyordu. Tüm bu can sıkıcı duruma rağmen yine iyi çekilmiş ve çok iyi oyunculuklara sahip bir film.
 
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.