81. Oscar ödülleri 22 şubat pazar gecesi yapılan büyük törende sahiplerini buldu. Bu yıl sinemanın evrelerini temsil eden sahne tasarımlarıyla dikkat çeken töreni alışageldiğimiz ünlü bir komedyendense sahne şovuyla davetlileri neşe ve kahkahaya boğan Hugh Jackman sundu. Bu yıl müzikallerin geri dönüşünü kutlayan daha alçakgönüllü düşünülmüş programına rağmen sahne tasarımının görkemiyle göz dolduran törende ödüller, sinema yapımının evrelerine bölünerek dağıtıldı. Sanat yönetimi ve post-prodüksiyon gibi alanların ödülleri tek bir çift sunucu tarafından filmleri ve sinemacıların emeğini onurlandıran metinler eşliğinde sahiplerine teslim edildi. Oyuncu ödülleri ise ilgili kategorinin geçmiş galipleri tarafından, filmden bir klip göstermek yerine tüm adayların çalışmalarına övgüler yağdıran duygusal konuşmalar ardından sahiplerine verildi.
Bu yıl, önceki Oscarlar’a nazaran daha samimi bir ortamda, birbirinden keyifli sahne şovları, video kolajları ve skeçleriyle yakın tarihin en şık tasarlanmış, en duygusal, en izleyiciyle empati kurabilen ve eğlendiren Oscar törenini izledik. Her yıl daha da enternasyonel bir çehre kazanmasına rağmen tek sorun adayların ve sonunda ödüle layık görülen sanatçıların tam olarak beklentileri tatmin etmeyişiydi.
Gecenin galibi geceden toplam sekiz ödülle ayrılan Danny Boyle imzalı
Slumdog Millionaire adlı film oldu. En İyi Film ve Yönetmen ödüllerinin yanı sıra En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Montaj, En İyi Müzik, Şarkı ve Ses Miksajı ödülleri de aynı adrese gitti.
Milyoner’in en büyük rakibi olan
Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi, David Fincher’a ödül getirmek şöyle dursun, sanki plastik bir efekt yumağıymış gibi En İyi Görsel Efekt, Sanat Yönetimi ve Makyaj ödülleriyle yetinmek zorunda kaldı.
Oyuncu ödüllerindeyse En İyi Erkek Oyuncu ödülünün Mickey Rourke’a gitmesi garanti gibi gözükürken
Milk filmindeki performansıyla Sean Penn ipi göğüsleyen isim oldu. En İyi Kadın Oyuncu ödülü Meryl Streep ve Anne Hathaway gibi güçlü adayları beklenildiği üzere geride bırakan Kate Winslet’a (
The Reader)
teslim edildi. Gecenin en garanti ismi olan Heath Ledger ölümünden sonra Oscar’ı kazanan az sayıda sanatçıdan biri oldu. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü oyuncunun
Kara Şövalye filmindeki Joker performansı için hak ettiği yere gitti. Bana göre en tahmin etmesi zor kategorilerden biri olan En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinin galibi
Vicky Cristina Barcelona’daki rolüyle Penelope Cruz oldu. Şüphe’de güçlü dramatik performanslar veren adayların yanında komedi gücüyle öne çıkan Cruz, törenin en içten konuşmalarından birini yaptı.
Orijinal Senaryo dalında ödüle layık görülen
Milk ve çok güçlü adaylara rağmen Akademi’nin israrla taçlandırdığı
Milyoner de En İyi Uyarlama Senaryo ödülüyle gecenin önemli ödüllerini aldılar. En İyi Animasyon Film ödülünü beklenildiği üzere
Vol. İ ve En İyi Yabancı Film ödülünü de bir sürpriz yaparak Japon film,
Departures kazandı. Kostüm ödülü geceden tek ödülle ayrılan
Düşes’e, En İyi Ses Montajı yine azla yetinmek zorunda kalan
Kara Şövalye’ye ve En İyi Belgesel Film ödülü de ülkemizde 13 martta vizyona girecek olan
Teldeki Adam adlı filme verildi.
81. Oscar ödüllerinde büyük ölçüde temsil edilmeyen
Kara Şövalye,
Hayallerin Peşinde ve
Güreşçi gibi filmler aday olan birçok filmden daha üstün özellikler taşıyan filmlerdi. Bu filmlerin gecede adlarının fazlaca anılmaması üzücüydü. Özellikle de sevimliliği ve iyimserliğiyle göz ve gönül dolduran
Milyoner’in aşırı romantize edilmiş sallantıda bir ‘kader’ teması üzerine ödüller yağması, bu denli sağlam filmlerin yanında şaşırtıcıydı.
Öyle görünüyor ki ekonomik krizin ve dünyadaki savaşların arasında Hollywood da sinemayı bir kenara bırakıp umuda ve hayallere yelken açmış. En azından bu yılki Oscarlar’dan çıkarılabilecek en belirgin mesaj bu. Önümüzdeki yıllarda sinema dünyasının ve algılanmasının ne yönde evrileceğini merakla bekliyorum.
Film karesi:
MilyonerSelin Sevinç