29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : Seven Pounds
Yönetmen : Gabriele Muccino
Senaryo : Grant Nieporte
Oyuncular : Will Smith, Rosario Dawson, Woody Harrelson, Michael Ealy, Barry Pepper...
Yapım Evi : Columbia Pictures
Ülke : ABD
Dil : İngilizce / İspanyolca
Süre : 123’
Tür : Dram
Gösterim Tarihi : 13.03.2009
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 

 
 
Will Smith ve yönetmen Gabriele Muccino’nun Pursuit of Happyness filminden sonra yeniden bir araya geldiği film Yedi Yaşam, hayata dair benzer iyi niyetleri ve umudu taşımakla birlikte konuyu büsbütün yanlış algılıyor ve dramatik olarak aynı etkiyi yaratmaktan çok uzaklaşıyor.

Yedi kişinin yaşamını istemediği bir şekilde etkilemiş olan Ben, şimdi suçunun ödemesini yapmak için hayatını kurtarabileceği yedi kişinin peşine düşüyor. Hedefi, bu insanların yardımı ve yaşamayı hak edip etmediğini anlayıp onlara kimsenin bahşedemeyeceği mutluluğu vermek. Ancak kalp hastası Emily Posa’yla kurduğu ilişki Ben’i beklemediği bir çıkmaza sokuyor.

İnsanlardaki iyiliği tartmak üzere yola çıkan Ben, çoğu zaman insanları izleyerek ya da testlere tabi tutarak onların yaşama haklarını ölçmeye kalkıyor. Yedi Yaşam’ın tamamı umarsızca insan yaşamını ahlakçı kategorilere indirgemeye adanmış. ‘İyiler ve kötüler’ diye idealist bir kavramsal ayrım varmış gibi, Ben karakteri bu iki çizgi arasında öznel yargılara vararak bir kahraman, bir Mesih gibi ele alınıyor. Çeşit çeşit nedenlerle hayatın apayrı noktalara götürebildiği karakterler faşist denilebilecek bir merceğin altında sırf çevrelerindeki insanların halini hatrını sormakla yaşama hakkı elde ediyorlar.

Peki Ben’in kendini -ellerinde tuttuğu, sorumlu olduğu yegane insan yaşamını-, suçluluk ve vicdan gibi duygularla çöpe atmasında özenilecek, hayranlık duyulacak ne var? Başkaları için yaşayan bir adamı yüceltmek, insan hayatına değer vermekten ziyade tam tersini, büyük bir yanlışlığı, hayata arabesk bir yaklaşımı, duygu sömürüsünü desteklemekten başka ne yapıyor?

Yedi Yaşam’da bir adamın saplantılı/şiirsel nedenlerle üstüne vazife edindiği insan yaşamını yargılama eylemi, en başta gerçekdışı olan ve gerçekdışı da kalması gereken bir karakter çiziyor. Sonuçta filmden öğrendiğimiz yaşama ve insanlığa dair herhangi bir umut ve sevgi mesajı değil, doğa kanunlarını bir adamın kendi ellerine almasının yanlışlığı.

Ölüm gerçeğinin doğası gereği yarattığı dramdan yararlanan film, hiçbir zaman doğal anlardan doğan bir duygusallık geliştiremiyor. Son ana kadar fazla melodramatik, desteksiz, mantıksız ve gerilimsiz olarak kalıyor. Smith’in de Muccino’nun da kapıldıkları ahlak, iyilik ve güzellik tufanından kurtulup ayakları yere basan, ölüme yaslanmaktansa yaşamın ta kendisinde dramı arayan anlamlı filmlere imza atmaları, bu filmin kariyerlerinde bıraktığı izi derhal silmeleri gerekiyor. 

Selin Sevinç

 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.