29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Yönetmen : Reha Erdem
Senaryo : Reha Erdem
Oyuncular : Elit İşcan, Erdal Beşikçioğlu, Levend Yılmaz, Banu Fotocan, Handan Karaadam, Erhan Tekin, Metin Yıldırım, Önder Açıkbaş...
Yapım Evi : Atlantik Film
Ülke : Türkiye / Yunanistan / Bulgaristan
Dil : Türkçe
Süre : 121’
Tür : Dram
Gösterim Tarihi : 27.03.2009
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 

 
 
Reha Erdem’in, hayatın adaletsiz ve acımasız olduğu bir toplumda 14 yaşında bir genç kızın büyüme sürecinden bir kesit anlattığı Hayat Var, yönetmenin filmografisinin en çarpıcı filmi.
 
Hayat (Elit İşcan), babası (Erdal Beşikçioğlu) küçük bir tekneyle boğazda balıkçılığın yanı sıra yasadışı işlere bulaşan, annesi (Banu Fotocan) kurduğu yeni ailesiyle kendisinden kopmuş, yatalak dedesi (Levend Yılmaz) sürekli kendisinden bir şeyler bekleyen, kısacası bir çocuğun yüz yüze gelmemesi, hele hele sorumlu olmaması gereken birçok konuda talihsiz bir genç kızdır. Okulunda dışlanır; evde babasının alacaklılarıyla, dedesinin bitmez tükenmez talepleriyle boğuşur. Komşularının, bakkalın, hatta bahçedeki tavuğun bile onunla bir derdi vardır. Hayat, tüm bunlara ayak uydurmakla başkaldırmak arasında kalan bir tavırla, yaşamın getirdikleriyle kendi dünyasını bağdaştırarak, kendine nefes alabileceği bir yer bulabilecek midir.
 
Hayat Var öncelikle bir çocukluktan kopuş filmi. Yetişkin dünyasına, "hayat böyle bir şey işte" diye hayıflanarak düşündüğümüz yepyeni alana bir adım. Ve bu saflıktan olgunluğa giden o kısa yol arasındaki dönüşümün filmi. Hayat bir yandan ailesi içinde sorumluluklarla boğuşuyor; okulunda dışlanmayla başa çıkıyor; mahallenin taraftar delikanlılarından biriyle flört etmeyi, bakkalın yaptığı kurlarla ise cinsel istismarı tanıyor; gençlik ve tazeliğe hasret komşusu tarafından neredeyse sömürülüyor; her gün boğazın ortasında bir yukarı bir aşağı sarsılırken yaşamının geri kalanında peşini bırakmayacak gel-gitlere kucak açıyor. Derken Hayat saflıktan hareket edip hayatı öğrenmeye başlıyor; öyle ki, hayat araya giriyor.
 
Erdem, geleneksel bir olay örgüsünden beklenilecek lineer bir anlatımdansa genç kızın hayatına adeta diklemesine bir pencere açıyor. Sanki soldan sağa bildiğimiz bir akışı takip etmiyor, Hayat’ın büyüme sancılarının krokisini çiziyor. Olayların sırasından, aralarındaki etki tepki ilişkisinden ziyade daha çok enstantanelerden, büyümeye dair anekdotlardan oluşan bir gençlik panaroması sunuyor. Belki de bu nedenle filmde sık sık rastlanan motiflerin tekrar tekrar perdeye gelmesi göze batmıyor. Bunlar Hayat’ın yaşamının parçalarını bir arada tutan boncuk taneleri gibi kızın duygudurumlarını betimliyor.
 
Filmde bu tekrarlanan öğeler hem filmin parçalarını toparlayan teknik birer görev taşıyor hem de Hayat’ın şekillenmekte olan karakterine, patlamaya hazır delikanlı enerjisine tercüman oluyor. My Only Sunshine şarkısını tekrar tekrar söyleyen oyuncak bebekten, bahçede çılgınca kovaladığı tavuğa, makyaj ve elbiselerle gelip giden saplantısına, dedesinin astım krizleri sırasında sıkışan nefesine kadar her şey Hayat’ın konacak bir dal arayan, olacağı kadının peşinden koşan, ve mütemadiyen içi daralan portresini çiziyor.
 
Filmin mekanlarının da Hayat’ın psikolojisinde ve dönüştüğü kişiyi anlatmakta büyük etkileri var. Denizin üstünde ıssız bir adada sıkışmış gibi görünen Hayat’ın adeta kaçacak yeri yok. Yalnızlık, kopmuşluk, ayrıksılık ve en önemlisi -karayı, gerçeği, kendini, aşkı, hayatı- arayış, Hayat’ın çevresini oluşturan her resimde yer alıyor.
 
Hayat Var başlığı dahi nice anlamlara gebe: Hayat karakter olarak, insan olarak var demek bir yana, "hayat diye de bir şey var" diyen kalender bir serzenişi, "hayat var olmaya devam ediyor, edecek, eder" diyen pozitif bir anlayışı da çağrıştırıyor. Neticede Erdem’in birçok iç bunaltıcı sahneyi mizaha bulayan sinema dilinden, Hayat gibi herhangi bir insan için ve hepimiz için yaşanılası bir hayat var hissini alıyoruz.
 
Erdem’in her filminde tazelenen ve yepyeni yollara sapan, araştıran sinema anlayışının güzel bir ürünü Hayat Var. Özellikle Elit İşcan ve Levend Yılmaz’ın performansları, Florent Herry’nin görüntü yönetimi, filmin sesleri ve Orhan Gencebay imzalı müzikleri hayranlık uyandırıyor. Türk sinemasının son dönemde yapılmış en parlak eserlerinden şüphesiz. Mutlaka izleyin...
 
Selin Sevinç

 
 
 
cemil tüyloğlu ( 13.02.2010 03:23:48 )
Hayat,yatalak dedesi,balıkçılık ve yük gemilerine kaçak mal,kadın pazarlayan babası,başka biriyle evlenmiş annesi arasında,okula giden ve evin işlerine yapan 14 yaşında yeni ergen bir kız çoçuğudur.
Hayatn’ın zor geçen bu çoçukluk döneminde,etrafındaki yakınları tarafından görmediği sıcaklıgı ona cinsel istismarla başkaları gösterecektir.
Türk sinemasında bir döneme damgasını vuran arebesk tarzı filmlerde alışa gelmiş o senaryo örneğini bir kız çoçuğu üzerinden bakıyoruz.Orhan Gencabay müzikleride adeta sosu oluyor.Arebesk derken yanlış anlaşılma olmasın.Arabesk ağlamaları yok bu filmde.
Elit İşçan’in başarı ile canlandırdığı Hayat,dışlanmış dünyasından çıkış yollarını çoçuk saflığı ile aşmaya çalışırken,etrafındakilerin ondan yararlanması izyenleri rahatsız edebilir.
Eve elinde bakkaldan aldığı poşetle geldikten sonra,elbisesinin arkasını silerkenki sahne,bana çağtıştırdıklarıyla oldukça tiksindirdi.
Bu sahneyi çağtıştırdıgıyla değilde,direk o sahne canlandırılsa bu kadar tiksinmezdim bekide.
Buda sanırım filmin en başarılı olduğu nokta.Film anlatacakalrını inlakide kör gözün parmağına sokarak yapacak diye bir şey yok.
Bir diğer başarılı buldugum nokta ise;İstanbul içersinde ama,İstanbul’dan çok uzakta bir film.Alışa gelmiş İstanbul manzaralarının dışında,İstanbul’a farklı bir güzellikte bakıyor.Çok güzel resimler yakalamış Reha Erdem.
Özelikle ahşap kulubeye bayıldım.Hele o kulubenin önünde Hayat’ın babasını beklerkenki çaresiz,yalnız hali bir ressamın elinden çıkmış tablo gibiydi.
Sonuç olarak Reha Erdem yine yanıltmamış.Son dönem Türk sinemasının en güzel örneklerinden Hayat Var’ı tavsiye ederim.
 
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.