29. İstanbul Film Festivali’nde Son Haftasonu!
Tek Başına Bir Adam
29. İstanbul Film Festivali’nde Yolun Yarısı
Bal
29. İstanbul Film Festivali İzleyiciyle Buluştu!
Aşka Yolculuk
Zindan Adası
Çılgın Kalp
Acı Bir Hayat Öyküsü
Parlak Yıldız
82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu!
Alis Harikalar Diyarında
Ses
Yenilmez
Nine
Cennetimden Bakarken
Veda
Aşk Dersi
Kurt Adam
Kan Arzusu
Percy Jackson ve Olimposlular: Şimşek Hırsızı
Arthur: Maltazar’ın İntikamı
Herkesin Keyfi Yerinde
Tanrının Kitabı
Romantik Komedi
İntikam Peşinde
İlişki Durumu: Karmaşık
Ada: Zombilerin Düğünü
Prenses ve Kurbağa
Morganlar Nerede?
Ejder Kapanı
Aklı Havada
Kim Kiminle Nerede?
Sherlock Holmes
Paranormal Activity
Gir Kanıma
Amelia
Kırık Kucaklaşmalar
Yahşi Batı
Aşkım
Adalet Peşinde
Arızalı Çiftler
Zombieland
Avatar
Vavien
Başka Dilde Aşk
Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi
Aşka Dair
Testere VI
Zamanın Tozu
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : The Wrestler
Yönetmen : Darren Aronofsky
Senaryo : Robert D. Siegel
Oyuncular : Mickey Rourke, Marisa Tomei, Evan Rachel Wood, Mark Margolis, Ernesy Miller...
Yapım Evi : Wild Bunch
Ülke : ABD / Fransa
Dil : İngilizce
Süre : 111’
Tür : Dram / Spor
Gösterim Tarihi : 20.03.2009
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 

 
 
Darren Aronofsky’nin Kaynak adlı filminden sonra kendisinden beklenmeyecek denli klasik bir öykücülük sergilediği Şampiyon, aynı zamanda yönetmenin en olgun ve oturaklı filmi.
 
Dövüş şovlarının yıldızı Randy the Ram (Mickey Rourke) artık kariyerinin sonuna yaklaşmıştır. Bir kalp krizi geçirir ve bedeni ne vücudunu şişirmek için kullandığı ilaçları ne de mesleğinin ağır fiziksel koşullarını kaldırabilir artık. Karavanda yaşayan ve bir şarküteride tezgahtarlık yapmaya başlayan Randy, en azından kızıyla ilişkisini yeniden canlandırmak ve striptizci Cassidy’le (Marisa Tomei) sıcak bir temas kurabilmek için çabalar sarfeder. Ancak kendini güvende hissedebileceği tek yer dövüş ringidir.

Şampiyon her şeyden önce bir kaybeden öyküsü. Hayatını bedeniyle kazanan ve günün sonunda kendisini yalnız ve çaresiz bulan bir adamın, hemen her mesleğe, her insanlık durumuna tercüme edilebilecek kaybediş hikayesi. Hayatta tek bir şey öğrenmiş, yaşamını tek bir şeye bağlamış ve o tek şeyi de kaybedince ilk kez başını kaldırıp hayatına dönüp bir bakmayı akıl eden bir adamın trajedisi. Toplumsal koşullanmalarla ve boyun eğmelerle erimiş bir hayatın son çırpınmaları.

Bu anlamda Randy ile Cassidy arasında kurulan kader birliği de çarpıcı bir anlam kazanıyor. Çünkü her ikisi de yaşlarıyla beraber ölmeye mahkum mesleklerini bedenlerine bağımlı bir şekilde yürütüyorlar. Her şeyin gelip geçtiği acımasız bir dünyada kederli ve yalnız olan ikilinin birlikte yüzeye çıkmalarını diliyoruz. Ancak filmin finalindeki belirsizlik o ana kadarki klasik gidişata apayrı bir boyut kazandırıyor. Hayatta başarmak için önemli olan yalnızca denemek mi; yoksa gerçekleri kabullenip geri çekilmek mi gerekir bazen? Randy’nin seçimi ona ne getirecek: zaferi mi, yoksa zaten çoktan anlamını yitirmiş bir yaşamın son perdesini mi?

Finale gelinene kadar Şampiyon’un senaryosu tipik bir Hollywood anti-kahraman öyküsü şeklinde ilerliyor. Karakterin sıkıntıları, bulduğu çözümler, umutları, hayal kırıklıkları ve -nereye varacağını bilemediğimiz- son büyük adımı... Her ne kadar öykünün nereye doğru nasıl evrileceği deneyimli bir sinema izleyicisi için aşikar olsa da, film boyunca umrumuzda olan tek şey Randy’nin nasıl biri olduğu, ne hissettiği, onu neyin mutlu, neyin mutsuz edeceği; onun iç dünyası, çıkış çabaları ve yanında olup onu dinlemek, avutmak isteyeceğimiz onlarca an. Bizi koltuğumuzun ucunda tutan, tüm hoyratlığına, yaptığı işin vahşetine rağmen, sevgiye ve desteğe ihtiyaç duyan koca bir bebeği andıran Randy’nin ta kendisi.

Aronofsky gerek dövüşçülerin hayatındaki fiziksel şiddeti dramın şiddetini besleyecek şekilde kullanmasıyla, gerekse sinematografisi, renkleri ve montajıyla bu karakter öyküsünü en can alıcı şekilde hayata getiriyor. Ama şüphesiz en büyük başarısı oyunculuk kariyeri aynı Randy’nin dövüşçülük kariyeri gibi karanlık sulara gömülmüş olan Mickey Rourke’u bu rol için hayata döndürmüş olması. Rourke’un aktör personası ve tarihçesi, Randy’nin karakteri ve yaşadıkları kadar etkili bu öykünün izleyiciye ulaşmasında. Bu filmle iki kaybeden de yaptıkları yanlış seçimlerden sıyrılmanın bir yolunu arıyor. Belki de bu benzerlik sayesinde Rourke kariyerinin en muhteşem ve sinema tarihinin en gerçekçi ve duygulu performanslarından birini veriyor.
 
Şampiyon her türlü izleyicinin her türlü beklentisini karşılayacaktır sanıyorum. Şiddet içeren dövüş sahneleri rahatsız edebilir ama filmde her şey çok dengeli ve dingin. Randy’nin öyküsü sarsıcı, Rourke’un performansı ise unutulmaz. Kaçırılmaması gereken bir film!
 
Selin Sevinç

 
 
 
Gizem Bilgin ( 23.03.2009 12:09:58 )
Kesinlikle çok etkileyici ve sarsıcı bir film. Amerikan güreşinin de bu kadar dalaverelerden oluşan bir gösteri ürünü olduğunu tahmin etmezdim. Çok sıcak ama bir o kadar da gerçekçi.
 
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.