28. İstanbul Film Festivali’nin son günlerinde ulusal ve uluslararası yarışma filmleri ön planda. 18 Nisan Cumartesi yapılacak ödül töreninden önce bu bölümdeki filmler arasından birkaç başlığa değinmek istiyorum.
Aynı zamanda bu hafta vizyona giren
Kız Kardeşim adlı film, annelerinin ölümünün ardından babaları tarafından da terkedilen iki kardeşin gelecek kaygısıyla dolu bir yazlarını anlatıyor. Yazar yönetmen
Atalay Taşdiken’in ilk filmi, iki kardeş arasında kurduğu dokunaklı bağ, birbirine tutunan iki insanın yalnızlığı ve aylak geçen bir yazlarını betimlemek için yarattığı atmosfer ve performanslarının içtenliğiyle yarışmanın değerli filmlerinden.
Bu yıl Rotterdam’da En İyi Film ödülünü kazanan Uzak İhtimal de yine ilk filmiyle seyirciyle buluşan Mahmut Fazıl Coşkun’a ait. Film, şehre yeni gelen müezzin Musa’nın Katolik yan komşusu Clara’ya duyduğu imkansız aşkı konu alıyor. Filmin ilk yarısında masumiyetiyle ilgi uyandıran bu ilişki ikinci yarıda Yakup karakterinin de beklenmedik bir şekilde Clara’yla arasında kurulan ilişkisiyle arabesk bir ton kazanıyor. Finale gelindiğindeyse Clara tarafından hiçbir zaman tatmin edici bir yanıt bulamayan bu aşk anlamını yavaş yavaş yitiriyor. Öyküsünün zayıflıklarına rağmen Uzak İhtimal Türk sinemasının son dönemdeki ürünlerine örnek olması gereken güçlü ve şık bir ışık ve görüntü yönetimine sahip.
Belgeselci Pelin Esmer’in ilk uzun metraj kurmacası 11’e 10 Kala ulusal yarışmanın adından övgüyle söz edilebilecek filmlerinden. Film, hemen her şeyin koleksiyonunu yapan yaşlı bir adamın, deprem nedeniyle binasının yıkılması ve koleksiyonunun dağılması korkusuyla kapıcısıyla yaptığı bir anlaşma etrafında dönüyor. İki karakterin birbirlerine uzak kişilikleri ve hayata bakışları çarpıcı bir şekilde karşı karşıya gelirken, koleksiyoncu Mithat Bey’in ses kayıtları ve kalabalık günlük rutini bambaşka bir dünyayla tanıştırıyor izleyenleri.
Uluslararası yarışma filmlerinden ise dikkat çeken bir başlık İsrailli genç yönetmen Tatia Rosenthal’in ilk uzun metraj animasyon filmi $9.99. Hayatın anlamını keşfetmeye çalışan genç bir adamın bu amaç uğruna satın aldığı bir rehber kitaptan yola çıkarak, komşularının da aracılığıyla çıktığı gerçeküstü macerayı konu alan film, animasyon konusundaki başarısının yanı sıra senaryosunun mizah gücüyle de festivalin beğenilen filmlerinden oldu.
Yine uluslararası yarışma filmlerinden Fransız yapım Şarkı Söylemenin Keyfi, yönetmen Ilan Duran Cohen’in bir şan dersine katılan öğrenciler arasında seks, gizem ve mutluluk arayışıyla dolu ördüğü bir kara komedi ağı. Ne yazık ki bu bulamacın içinde ne komedinin, ne cinselliğin ne de karakterlerin atıldığı esrarengiz ajanlık macerasının araştırılmasına yer kalıyor.
Ulusal ve uluslararası yarışma bölümlerinin galiplerinin belirleneceği kapanış töreni, 18 Nisan Cumartesi gecesi Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak ve NTV’de canlı olarak yayınlanacak.
Selin Sevinç