
Türkiye’nin ilk kadın filmleri festivali
Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu sene
Vakıfbank’ın sponsorluğunda,
Kültür Bakanlığı ve
Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun
katkılarıyla düzenleniyor. Bir kez daha baharın tazeliğiyle ‘merhaba’ diyecek festivalin mönüsü yeni ve eskilerden oluşan leziz filmlerle dolu.
11. Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, 8 Mayıs Perşembe akşamı
Devlet Opera ve Balesi’nde (Büyük Tiyatro) yapılacak Açılış Töreni ile başlayacak.
Başak Köklükaya’nın sunuculuğunu yapacağı gecede
Nilüfer Aydan’a
“Uçan Süpürge Onur Ödülü” ve
Meral Çetinkaya’ya
“Bilge Olgaç Başarı Ödülü” verilecek. TRT 2’den canlı yayınlanacak gecede
Cellisima grubu da küçük bir konser verecek.
Biletler sadece 5 YTL
Ankara’da sanat filmlerinin ilk durağı Kızılırmak Sineması’nda yapılacak festivalin biletleri öğrenci ve tam ayrımı olmaksızın 5 YTL olacak. Festival programında ücretsiz gösterilecek belgeseller aynı zamanda
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi ile
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüslerinde üniversiteli gençlerle buluşacak.
Sinemamız Altındağ’da
Açılış gecesinde Uçan Süpürge Onur Ödülü’nü alacak olan, Türk sinemasının sıra dışı oyuncusu Nilüfer Aydan’ın,
Halit Refiğ klasiği
Şehirdeki Yabancı’yla konuk olacağı “Sinemamız” bölümünde ayrıca, etkileyici performansıyla hafızalarımızda yer eden, Bilge Olgaç Başarı Ödülü’nün bu seneki sahibi Meral Çetinkaya’nın
Tomris Giritlioğlu imzalı
Suyun Öte Yanı adlı filmi yer alıyor. Altındağ Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleşecek gösterimlerin ardından Aydan ve Çetinkaya seyirciyle buluşacaklar.
Her biri yeni, ödüllü ve ayrı renk
Festivalin artık gelenekselleşen ve bir filme Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) Ödülü’nün verildiği “Her Biri Ayrı Renk” bölümü bu sene de yakın tarihli, festivallerde ödüllerle ağırlanmış, çok konuşulmuş, tartışılmış filmlerden oluşuyor. Türkiye’yi
Selma Köksal’ın
Fikret Bey ’inin temsil edeceği yarışmalı bölümde hafızalarda yer edecek 12 film bulunuyor. İranlı yönetmen
Hana Makhmalbaf’ın 18 yaşında çektiği ve Berlin’den Selanik’e pek çok festivalden ödüller toplamış ilk uzun filmi
Utanç’tan Cannes’da Eleştirmenler Haftası’nda “Büyük Ödül” kazanan, cinsiyet, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kimliği üzerine etkileyici sözler söyleyen
Lucia Puenzo imzalı
XXY’ye kadar birbirinden etkileyici filmler seyircisini bekliyor.
Feminist klasik ilk kez
Festival programının en heyecan verici bölümü “Ustalara Saygı” olacak belki de. 70’li yıllarda yaptığı filmlerle hem sinemayı hem de feminist hareketi derinden etkileyen usta yönetmen
Chantal Akerman’a ayrılan bu bölümdeki filmler Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşacak. Bunlardan özellikle 1976 tarihli
Jeanne Dielman gerek yarattığı etki gerek süresiyle özellikle öne çıkıyor. 3,5 saate yaklaşan süresiyle seyirciden sabır isteyen film bunun karşılığını fazlasıyla veriyor. Le Monde gazetesinin “Sinema tarihinin ilk kadın başyapıtı” sözleriyle tanımladığı
Jeanne Dielman Akerman’ın da en önemli filmi sayılıyor. 2000’li yıllarda yaptığı
Tutsak Kadın ve
Yarın Taşınıyoruz ’u da yönetmenin sinemasını merak edenler için kaçırılmayacak filmler.
Edebiyat, sinema, kadın
Kadın yönetmenlerin edebiyat uyarlamalarının yer aldığı “Kendine Ait Bir Oda” başlıklı bölümde Piyano’suyla uluslararası bir başarı elde eden
Jane Campion’un ilk başyapıtı olan
Masamdaki Melek gösterilecek. Kanadalı yazar Janet Frame’in özyaşam öyküsünü anlattığı aynı adlı romandan uyarlanan film akılla delilik arasındaki ince çizgide yürüyen bir kadın yazarın dünyasını etkileyici bir dille anlatıyor. Bölümün diğer filmleri ise; Guardian gazetesinin “Ölmeden önce izlenmesi gereken filmler” listesinde yer alan
Gillian Amstrong’un Sarah Miles Franklin uyarlaması
Muhteşem Kariyerim ve
Pascale Ferran’ın yönettiği ve geçtiğimiz sene Cesar Ödülleri’nde deyim yerindeyse ödüle boğulan D.H. Lawrence uyarlaması
Lady Chatterly olacak.
Özel gösterimler
Festivalin özel bölümlerine gelirsek… Bu seneki temayla da uyumlu “Bana Özel” bölümü gerçekten de özel ve ayrıcalıklı filmlerden oluşuyor. Bunlardan ilki, iki sene önce öldürülen bağımsız Amerikan sinemasının en ünlü oyuncularından
Adrienne Shelly’nin yönettiği
Pastacı (Waitress, 2007). Romantik komedi kurallarını işliyor görünse de aslında bütün kodlarla oynayan bu “kendini iyi hisset” filmi
Altyazı sinema dergisinin katkılarıyla gösterilecek. Filmin ardından festival mutfağının küçük bir sürprizi olacak ve canı çekenler için
Cafe Elizinn festivale özel pastalar dağıtacak.
Bir diğer ‘özel’ film ise Ankara’daki ilk gösterimini yapacak olan
Savage Ailesi (Savages, Tamara Jenkins, 2007). Bu sene “En İyi Kadın Oyuncu” dahil olmak üzere iki Oscar adaylığı ve pek çok festivalde aldığı ödüllerle çok konuşulan film, yaşlanma/yaşlılık üzerine yıkıcı bir dram.
Savage Ailesi Radyo ODTÜ’nün katkılarıyla gösterilecek.
Ve bölümün son ‘özel’i; festivalin “Sıkıysa İzle” dediği
Hayalet Aşk (Phantom Love, 2007). Seyircileri adeta ikiye bölecek olan film sürreel bir aşk öyküsü anlatırken seyircinin izleme deneyimini de zorlayacak.
Erkekler önden
Festival bu sene bir de ‘Erkekler Matinesi’ düzenliyor! Ödüllü üç kurmaca ve iki belgesel olmak üzere beş filmin gösterileceği bu bölümde kadın yönetmenler erkekleri, erkekliğin nasıl üretildiğini farklı erkeklik halleri üzerinden anlatıyor. ‘Erkekler Matinesi’nin, filmlerin yanı sıra bir de sürprizi var seyircisine:
Güneşli Pazartesi. Çağdaş gösteri sanatlarının genç temsilcilerinden
Bedirhan Dehmen ve
Şafak Uysal’ın ilk ortak koreografisi olan
Güneşli Pazartesi Türkiye toplumunda erkekliğin nasıl kurulduğunu fiziksel tiyatronun görsel dilini kullanarak anlatıyor.
Ankara’da ilk kez sahnelenecek gösterinin biletleri
MyBilet’ten satın alınabilir.
Pippa için barış “Barış Gelini” projesi için 8 Mart’ta sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile Milano’dan yola çıkan İtalyalı sanatçı Pippa Bacca’nın Türkiye’de yarım kalan yürüyüşünü Uçan Süpürge sürdürüyor.
11. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, ‘barış’ temalı bölümünü Pippa Bacca’ya adıyor. Festival, savaşın acıtan gerçekliğiyle barış umudu arasında sıkışmış öykülerin kadın gözüyle anlatıldığı “Barış Ne Zaman?” başlıklı bölümünde yer alan 7 filmle, Bacca’nın yarım kalan yürüyüşüne sinemayla destek verecek.
Söyleşileri de çok çekici
Festival programında filmler kadar söyleşiler de dikkat çekiyor. Kırmızı çatkıları ve karanfilleriyle 70’lerin ortasında kadın hareketinin önemli simgelerinden olan İlerici Kadınlar Derneği’nin (İKD) 33 sene sonra bir araya gelişlerini müjdeleyen
“Bir Zamanlar İKD/Kadınların Bitmeyen Mücadelesinde Karanfilli Bir Uğrak”; Hande Öğüt, Latife Tekin, Hasan Akbulut ve Özden Sözalan’ın konuşmacı olacağı
kadın-sinema-edebiyat üçgeninde gezinecek
“Kendine Ait Bir Oda”; Annie G. Pertan, Leyla Özalp ve Şehbal Şenyurt’un katılacağı
“Yapımcı Kadınlar” söyleşileri
sinemaseverlerin kaçırmaması gereken etkinlikler olacak.
“Yapımcı Kadınlar” başlıklı söyleşinin ardından ayrıca, Türk sinemasının en deneyimli yönetmen yardımcısı, yapım yönetmeni ve yapımcılarından
Leyla Özalp’in yeni kitabı
‘Bir Film Yapmak’ ilk kez festivalde okurlarıyla buluşacak.
Festivalin konuklarından biri de, yapıtları bugün dünyanın pek çok müzesinin koleksiyonunda bulunan, çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden
Gülsün Karamustafa olacak.
14 Mayıs Çarşamba günü saat 13.30’da Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Salonu’nda gerçekleşecek “Güllerim Tahayyüllerim” başlıklı söyleşide Karamustafa, pek çok ülkede sergi ve bienallere katılmış video çalışmalarını örneklerle anlatacak.