Fazla söze gere yok: 17 Yeniden, henüz 17 yaşında ciddi sorumluluklar almış, 20 yıl sonra pişmanlıklarla boğuşan bir adamın 17 yaşına geri dönüp tüm hayatını baştan yaşamak için yakaladığı ikinci şansın öyküsü.
Genelde değişimden değil, status quo’nun muhafaza edilmesinden yana olan Hollywood sinemasından elbette kahramanına, kendisini terkeden karısı, yüzüne bile bakmayan yeniyetme çocukları ve yıllarca emek verip bir arpa boyu yol gitmediğini gördüğü işini bırakıp aslında hayatın ona bambaşka neler sunabileceğini göstermesi değil, varolan hayatının aslında ne kadar da mükemmel olduğunu hatırlatması beklenirdi. 17 Yeniden’de tam da bu telkin ediliyor: hayatı sorgulamayı bırak, sahip olduklarınla yetin, boynunu eğ, önüne bak. Aile kurumu, çalışıp para kazanma, sıradan bir vatandaş olma nosyonları desteklenmekle kalınmıyor, bir de Hollywood paketine sarılıp izleyiciye pazarlanıyor.
17 Yeniden bu paketin cazibesine elbette büyük özen göstermiş. Genç kızların sevgilisi Zac Efron ve birkaç Star Wars esprisi de bu amaca hizmet etmek üzere iş başında. Bu filmden yepyeni ve heyecan verici buluşlarla çıkmak mümkün görünmüyor, eğlence ve komedi oranı ise ortaokul seviyesinde.
Selin Sevinç