Serinin altıncı filminde Ajan Strahm’ın kimliğini kullanarak Jigsaw’ın vasiyetini yerine getirmek üzere seri cinayetler işlemeyi sürdüren Dedektif Hoffman yakalanmanın eşiğine geliyor. FBI’ı bir şekilde atlatmayı başarabilecek olsa bile onu bekleyen en büyük test Jigsaw’un onun için tasarladığı senaryo. Hoffman bu kez sağlık sigortası sağlayan bir şirketin tanrıyı oynayan patronuna hayatının dersini vermeye çalışırken kendi hayatını da düşünmek zorunda.
Serinin yurt dışında ve içinde elde ettiği gişe rakamları bir yana, filmin gittikçe anlamsızlaşan olay örgüsü, sinir bozan şiddet ve kan oranı ve kabak tadı vermeye başlayan ahlakçı mesajı Testere serisini yavaş yavaş sünmüş ve eskimiş bir tortuya dönüştürüyor. Öte yandan şu açık ki, bu filmlerin devam etmesi kaçınılmaz; bunalanları bunaltmayı, zevk alanları da eğlendirmeyi sürdürmesi olası. Dolayısıyla fazla söze gerek yok.
Filme dair not edilebilecek tek enteresanlık bu kez yazarların Amerika’nın sağlık sistemine karşı bir duruş almaları ve filme ‘hayatın değerini bilme’ düsturunun yanında hafif politik bir tabaka eklemeleri. Meraklılarına...
Selin Sevinç