Kapımdaki Casus
Siyah Beyaz
Tek Başına Bir Adam
Genç Victoria
Kosmos
9
Rec 2
Astro Boy
Salgın
Denizden Gelen (Zeytin Dalı)
Bal
Beş Şehir
Şark Oyunları
Aşkın Yaşı Yok
İki Babalık
Cehenneme 2 Adım
En Mutlu Olduğum Yer
Son İstasyon
Rina
Dr. Parnassus
 
 
 
 
 
 
Orijinal Adı : Alice in Wonderland
Yönetmen : Tim Burton
Senaryo : Linda Woolverton (senaryo); Lewis Carroll (kitaplar)
Oyuncular : Mia Wasikowska, Johnny Depp, Anne Hathaway, Helena Bonham Carter, Crispin Glover, Stephen Fry, Christopher Lee, Michael Sheen, Alan Rickman, Matt Lucas, Timothy Spall, Barbara Windsor...
Yapım Evi : Walt Disney Pictures
Ülke : ABD
Dil : İngilizce
Süre : 108’
Tür : Fantastik Macera / Aile
Gösterim Tarihi : 05.03.2010
Ayrıntılı Künye İçin : IMDb
  Resmi Site
  Fragman
 

Lewis Carroll’un nesilleri magnetik etkisi altına almış meşhur kitaplarından uyarlanan bu son yapım, tam da kendi olağandışı üslubuyla öykünün fantastik elementlerine daha bir renk, canlılık ve heyecan katabilecek yönetmen Tim Burton’ın ellerinde izleyiciyle buluşuyor.
 
Burton’ın o her filminde tekrarlanan, dolayısıyla çoktan olağandışılığını da çekiciliğini de kaybetmiş olan fantastik dünyası Alis’in Harikalar Diyarı’nı da allayıp pullamaya elverişli; ancak bir o kadar da öngörülebilir ve sıkıcı. Alis’in maceralarında ona eşlik eden eksantrik canlılar bu kez daha kabarık peruklar, orantısızca pörtlek ya da sönük yüz ve beden hatları, yüksek kontrastlı makyajlar, patlak gözler, cırtlak renkler vs vs. ile Burtonlaştırılmış. Bu Burtonesk dönüştürmenin öyküye kattığı bir şey var mı; maalesef yok.
 
Şahsen ben yetişkin Alis’in daha ilk sahnesinde cildi soldurulmuş, göz çevreleri karartılmış makyajını görünce sıkılmaya başladım. Burton’ın, öyküsünün teması, mesajı ve finaline bakmadan gotikleştirdiği güzelim karakterler, kafasına göre olmadık yere mührünü basma küstahlığı, bana bu yolculuğun Alis’in harikalar diyarına değil, Burton’ın kompleksler kuyusuna gideceğini anlattı.
 
Nitekim filmin devamında da Carroll’un yazdığı birkaç keyifli sahnenin yeniden uyarlanması dışındaki her orijinal karakter ya da öykü parçacığı, sırf Burton kendi fantazyasının egzersizini yapabilsin diye bahane edilmiş detaylardan ibaret gibi duruyor. Finalde de alabildiğine bariz ve kaba saba bir ‘düşmanı devirme’ sahnesi ve takip eden vedalaşma, bizi çarpan kalplerle değil kaybedilmiş iki saatle bırakıyor.
 
Hiç Burton filmi görmemiş çocuklar için enteresan olabilir, fakat bir Burton filmi izlemek isteyenleri bir daha Burton filmi izlememek konusunda ikna edebilir. Üstelik uyuklamak için de fazla gürültülü.
 
Selin Sevinç

 
 
Henüz Yorum Yapılmamış
 
 
 
 
 
 
copyright 2007 © FilmButik
Tüm Hakları Saklıdır
Ana Sayfa   Vizyondakiler   Yakinda   Haberler   Kisa Kisa   Arsiv   Kütüphane   FilmButik
 
.