İki Osmanlı, padişah tarafından Amerikan başkanına bir elmas hediye etmek üzere görevlendirilirler. Ancak yolculukları sırasında önce kovboylar sonra da kızılderililer tarafından soyulurlar. Kellelerine mal olacağı için ülkelerine geri dönemeyen Türkler, kendilerini kovboylar dünyasında ayakta kalmaya çalışırken bulurlar. Bu sırada tanıştıkları Calemity’le beraber elmasın peşine düşerler.
Cem Yılmaz’ın yazıp Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği son komedi macerası Yahşi Batı, bu kez "bir Osmanlı kovboylar diyarına düşerse ne olur" esprisinin peşinden vahşi batıda Türklerin hayatta kalma sürecini bir fıkralar geçidi gibi perdeye yansıtıyor. Vahşi batının vahşi batılığıyla Osmanlı’nın Osmanlılığının karşı karşıya geldiği birçok sahnede iki tarafın da klişe damarlarını yakalayan espriler elbette bolca. Elbette film tam Cem Yılmaz tarzında bol taklitli, aksanlı, küfürlü, kendi kendini deşifre etmeli, dalga geçmeli, yeri geldiğinde -ki bolca geliyor- cıvıtmalı, işin ucunu kaçırmalı...
Yahşi Batı’dan beklenilecek özellikler bunlar... Ama gişe hasılatı kaygısıyla paldır küldür yazılıp derme çatma çekilen Türk komedilerine göre çok daha etraflıca düşünülmüş bir olay örgüsü ve teknik/artistik kredilere sahip bir film en azından. Tabii ki bunca abartılı -benim deyişimle ‘fırtlak’- bir mizah anlayışının içinde tutarsızlık ve sevimsizlikler kaçınılmaz. Yine de, karakterlerin yavaş yavaş bir araya gelip bir ekip oluşturmaları ve bir maceraya atılmaları hissi, -mizah tercihi ne olursa olsun- bu tip filmlerin özünü iyi kavramışlığın bir göstergesi.
Yahşi Batı Cem Yılmaz komedi geleneğinin eğlenceli bir uzantısı. Yılmaz’ın yarattığı tiplemelere ve maceralara doyamayanlar burada da aradıklarını bulacaklardır. İyi seyirler...
Selin Sevinç
Murad Tamer ( 17.03.2010 18:47:20 )
herseyden once boylesi ihtisamli produksiyonlarin turkiye’de yapilabilecegini gostermis oldugundan ve diger yonetmenleri cesaretlendirdiginden oturu cem yilmaz’a vekmis oldugu her bir filmi icin tesekkur etmek gerekir. cast harikaydi. Belki cok komik bir film degildi ancak Turk yapimi boylesine kaliteli bir filmin yapilmis olmasi bile yeterlidir. bu acidan cem yilmaz’in desteklenmesi gerekir ancak insanlar ondan surekli daha fazla gulduru beklediklerinden dolayi produksiyonun essizligini farkedemiyor ne yazikki.
cemil tüyloğlu ( 08.01.2010 18:36:40 )
Uzaya çıktı,taş devrine gitti şimdide kovboy diyarına.Cem Yılmaz’a yapılan en büyük eleştiri,filmleri stand-up da izlediğimiz gibi komik değil.Evet bencede değil.Çünkü tercih ettiği komedi Cem Yılmaz’a bence uymuyor.Neden hep Amerikan vari komedi tarzında ısrar ediyor anlamıyorum.Tamam karakterleri Türk ama filmin duruşu Amerikan komedisi.Örneğin Yahşi batı ve bitirim ikili filmleri arasında ne fark var.Cem Yılmaz bana göre sinemadaki komedi anlayışını değişmesi lazım.Biz zaten her yıl yüzlerce yabancı sinemada bu tarzda filmleri izliyoruz.Tek fark onların yapıtıgı gibi bizde yapabiliriz ise,bu beni tatmin etmiyor.Ayrıca bir şey daha dikkatimi çekti.Recap İvedik’de ben bir tane küfür( argo demiyorum) duymadım.O film +13 yayınlandı.Yahşi batı baştan sona küfürle dolu.Yaş sınırı +7.Beni rahatsız etmez küfür ama sadece Recep İvedik’te fırtına kopmuştu.Burada ses yok garip geldi. Sonuç olarak bende güldüm ettim.Cem Yılmazı’da çok severim ama bence tarzını değişmesi lazım.