Cinayet masası dedektifi Thomas Craven, şehir dışında çalışan kızını evinde ağırlayacaktır. Aniden hastalanan kızını hastaneye götürmek üzereyken kapılarının önünde kızı öldürülür. Craven’ı hedef aldığı sanılan katili aramaya başlayan ekibin arasında Craven da bizzat bulunmaktadır. Yavaş yavaş kızının çalıştığı nükleer araştırmalar yapan şirketin gizli iştiraklerini aydınlatmaya başlayan Craven, hedefin baştan beri kızının ta kendisi olduğunu keşfeder. Bu arada devletin gizli işlerini yürütmek için kanıtları yok eden Jedburgh adlı esrarengiz bir adamın da hayatına girmesiyle devletin karanlık içyüzüne tanık olur.
İntikam Peşinde, aynı adlı 1985 BBC yapımı mini-dizinin Hollywood uyarlaması olarak orijinal dizinin dram ve polisiyeyi harmanlayan, kentin ve devletin kurulu ‘yeraltı’ sisteminin karanlık atmosferini vurgulayan, ana karakterini kahramanlaştırmaktansa gerçekler için mücadele veren bir kurban olarak betimleyen yapısını Boston’da devletin döndürdüğü dolapları araştıran kederli ve işini bilen bir polise uyarlamış. Sonuç, etkili ve sürükleyici bir polisiye-macera olduğu kadar kendine has ironik bir mizahı içinde barındırmasıyla enteresan, olay dönüşlerindeki yarı-kapalı nüanslarıyla farklı bir film.
William Monahan’ın yazdığı Oscarlı
Köstebek’i andıran akıllıca sahnelerine ek olarak kamufle biçimde işlenmiş dramatik anlar ve Craven’ın karakterine kazandırılmış hem insancıl hem ürkütücü yanlar, filme hem sıcak hem gerçekçi bir çerçeve kazandırıyor.
Kaçınılmaz olarak Mel Gibson’ın perdeye dönüşünü kutlamamıza aracı olması beklenen film üzerine düşeni yapıyor. Özellikle Gibson’ın karşısındakine ağzının payını verdiği iki sahne, -enfes birer Cehennem Silahı nostaljisi- Gibson’ın eforsuzca estirebildiği o durgun fırtınalarını, bıyıkaltından gülümserken adeta ruhun derinliklerindeki çirkinliklere bitkinlikle şahit olan ifadesini yeniden canlandırıyor. Perdedeki varlığına doyulmayan Ray Winstone’la beraber sahneleri ise tekrar tekrar izlenmek istenecek türden.
İntikam Peşinde, birçok ‘intikam meleği’ filminin türsel özelliklerini ve matematiğini korumasına rağmen tutturduğu nabzın farklılığı ve kahramanının derinliği ve karizmatik gücüyle rahatlıkla benzerlerinden ayrılıyor. Mel Gibson hayranlarını tatmin edecek sıkı bir polisiye-dram.
Selin Sevinç