|
 |
| |
| Beyaz Bant |
 |
|
 |
| Yeşil Bölge |
 |
|
 |
| Kıyamet Melekleri |
 |
|
 |
| Aşk Çeşmesi |
 |
|
 |
| |
| |
| |
| |
| |
|
 |
 |
 |
|
| Orijinal Adı |
: |
An Education |
| Yönetmen |
: |
Lone Scherfig |
| Senaryo |
: |
Nick Hornby (senaryo); Lynn Barber (anı) |
| Oyuncular |
: |
Carey Mulligan, Peter Sarsgaard, Olivia Williams, Emma Thompson, Alfred Molina, Cara Seymour, Dominic Cooper, Rosamund Pike, Matthew Beard... |
| Yapım Evi |
: |
BBC Films |
| Ülke |
: |
İngiltere |
| Dil |
: |
İngilizce / Fransızca |
| Süre |
: |
95’ |
| Tür |
: |
Dram |
| Gösterim Tarihi |
: |
19.02.2010 |
| Ayrıntılı Künye İçin |
: |
IMDb |
| |
|
Resmi Site |
| |
|
Fragman |
|
| |
|
1961’de Londra banliyölerinde Oxford’u kazanmak üzere hırsla yetiştirilen 16 yaşındaki Jenny, 30lu yaşlarındaki iş adamı David’le tanışır. David’in olgun karizmasıyla Jenny’nin ayaklarını yerden kesmesi uzun sürmez. Üstelik David’in kıvrak stratejilerinden, yalnızca gençliği, hevesleri ve ilgi ve bilgiye açlığının kurbanı olan Jenny değil, Jenny’nin tutucu anne-babası da etkilenir. Sonunda Jenny kupkuru ve daraltıcı bir hayatı kitaplarının arasında geçirip üniversiteye girmek ve kendi yolunu çizmekle, bu ona her şeyi sunma sözünü veren adamın kollarında sanatı, kültürü, seyahati tadıp kocasının karısı olmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.
Aşk Dersi, bir genç kızın ve her genç kızın gelecek hayalleri, görme, öğrenme, eğlenme hırsları ve elbette cinsel dürtülerinin ayaklandığı, yani sahip olmakla sahip olunma arzularının zirvelere ulaştığı bir çağda bir kızın ne istediğini bilen bir adamın karşısında doğal erime sürecini anlatıyor. İyi bir filmden beklediğimiz üzere bununla da kalmıyor, ana karakterine yalnızca kendinden büyük bir adama kapılmanın getireceği klasik çatışmaları değil, ailesine, okuluna, kaderine ve genel olarak hayata başkaldıracak ikilemleri getiriyor.
Jenny sonunda ikisi de inandırıcı bir şekilde savunulabilir ve ikisine de aslında yakın durduğu iki ucun arasında kalıyor. Aşk Dersi, hayatla ilgili Jenny’den daha iyi bir fikri olan izleyiciyi bile şüpheye düşürüyor doğrusu. Hayat Jenny’nin düşündüğü ve beklediği gibi olabilir mi gerçekten diyoruz. Aşk Dersi’nin bu noktada yapmasından korktuğumuz şey, genç bir kızın seçimlerinin ne kadar hatalı olduğunu gösteren bir hayal kırıklıkları sekansı. Neyse ki bunun yerine Jenny gerçek bir hayat dersini, ailesi ve okuluyla yüzleşerek, tükürdüğünü yalayarak, kısa yoldan ve izleyici için de çok daha anlam ifade eden bir şekilde alıyor.
Aşk Dersi’nde tadına doyulmaz olan en güzel sahneler aile içinde, özellikle de Alfred Molina’nın eksiksiz performansıyla parlayan baba karakteri ile kızı arasındaki diyaloglarda. Aile içinde geleceğin anahtarını tutan birincil güç olan paranın ve onunla beraber gelen şöhret, mevkii ve şaşaanın, hayatın zorluklarını bilen yetişkinler için belki gençler için olduğundan da fazla göz kamaştırıcı olması çarpıcı bir altmetni gizliyor. Scherfig’in mizahi anlatımı bu iç karartıcı manzarayı derinleştirmekten başka bir şey yapmıyor.
Aşk Dersi aynı zamanda harikulade bir performanslar geçidi. Carey Mulligan’ın Oscarlık performansının yanında, daha gözlerimizi ilk çevirdiğimiz andan itibaren tüylerimizi diken diken eden, usta bir sahteliği karşı konulmaz bir karizmayla taşıyan Peter Sarsgaard; babalara has bir kaygı ile şefkati ustalıkla oranlayan Alfred Molina; anne iyimserliği ve yumuşaklığını yansıtan Cara Seymour; kaderlerine zamanında başkaldırmış ve belli ki bunun meyvesini de yemiş ceremesini de çekmiş öğretmenler Olivia Williams ve Emma Thompson; ve elbette sınıfsal ayrıcalıklarının kaymağını züppelik ve haylazlıkla yiyen hoş ama boş çift Dominic Cooper ve Rosamund Pike tadına doyulmaz diyaloglarda çerçevesine sığmayan performanslar veriyorlar.
Aşk Dersi muhafazakarlığın para ve güç karşısında yumuşayan parmaklıklarından, aile kavramının sarsılmazlığına, genç kız olmanın ve yetiştirmenin kaygan zeminine, insan zaaflarının yıkıcılığı ve öğreticiliğine kadar hayatın pek çok alanına erdemli bir bakış yöneltiyor. Bir genç kızın hassas bir çağında aşktan yola çıkarak hayata dair herkesin bir şeyler bulabileceği hem çok şık hem de renkli bir resim çiziyor. Hayatında öğretildikleri ve kendisinden beklenenler konusunda şüpheye düşmüş herkes için lezzetli bir beyin cimnastiği. Kaçırmayın!
Selin Sevinç
|
| |
|
|
|
| |
|
 |
| |
| cemil tüyloğlu ( 28.02.2010 22:37:09 ) |
16 yaşında zeki,güzel ve oldukça başarılı bir kız olan Jenny,kendinden yaşça büyük olan David ile tanışır ve hayatında her şey değişmeye başlar. Değişen hayatı ailesinin okul ve gelecek planlarınıda etkiler. Evlerde yaşanan aile ve çoçuk arasındaki gelecek hayelleri ve onlarla ilgili seçimler üzerine bir film. Carey Mulligan başta olmak üzere bütün oyuncular birbirinden iyiydi. Daha başındna itibaren Carey Mulligan’in sevimli,tatlı hali sizi yakalıyor. David rölünde Peter Sarsgaard ise,tam bir şeytanı bakışlı kız avcısı gibi. Alfred Molina,Rosamund Pike ve Emma Thompson’da unutmayalım. Sonuç olarak hayatımızı etkileyecek o önemli kararların alındığı yıllarda geçen seçimler üzerine başarılı bir film.Kız izleyiciler için daha iyi bir tercih olabilir. Tek sorun filmin sonunu bağlama noktasında var.Anlatmak istediğimizi analttık güzelce bağlayalımda bitsin gibi olmuş. Yinede iyi bir film.Öyle aklınızda yer edecek olmasada izlemeye değer. |
| |
|
|
 |
| |
| |
|