Yılın en çok Oscar kazanan En İyi Film ünvanlı filmi Milyoner Danny Boyle ve ekibine büyük sürprizler getirdi. Jamal’in sevdiğine kavuşmak için girdiği Kim Milyoner Olmak İster yarışması ona beklenmedik kapılar açar. Soruların yanıtlarını yetim bir çocuk olarak Mumbai sokaklarında yaşadığı maceralar dolayısıyla bilen Jamal sonunda Bollywood sinemasına özgü şiirsel bir adalete kavuşur.
Öyle sanıyorum ki Akademi’nin içinde bulunduğumuz ekonomik kriz ve süregelen savaşlar nedeniyle böyle gerçekdışı bir şiirsel adalete sığınması söz konusu oldu. Filmin bu kaderci söylemi yılın en büyük sinema ödülünün çok güçlü adaylar karşısında sadece sevimli ve iyimser bir film olarak öne çıkan Milyoner’e gitmesini açıklıyor.
Böyle söylemişken Milyoner’in teknik kredileri hafife alınacak türden değil. Özellikle montaj ve soundtrack son derece başarılı. Oscarlar’da görüldüğü kadar olmasa da film birçok teknik ve artistik alanda yükseliyor. Öykü ve senaryoya gelince, bir gencin yarışma sorularını bilmesinin ardında yatan trajik geçmiş ne kadar etkili bir bağlantıya işaret, ne kadar içten bir dram yaratıyor tartışılır. Aşk öyküsünün kendisi ise çocuksu bir saplantıdan ibaret, gerçek bir arka planı yok.
Milyoner umut dolu ve şık bir film. Belki şu an yılın en önemli filmi olarak ortaya çıkmasaydı hakkında çok daha olumlu konuşmak mümkün olurdu. Ama, şu durumda, aslında o kadar da matah bir film olmadığını belirtmek gerekli görünüyor. Herkese keyifli seyirler...